Lider, en uç ifadeyle iş yapmaz; yapılan işe ayırdığı zaman ve enerji, bir ağacın yanında orta vasıflı bir dal hükmündedir dense mübalağ da olmaz. Liderin asıl yapması gereken örgütünün "On Emrini" belirlemek ve örgütün en ücra köşesine, en küçük hücresine kadar bu emrileri yaymaktır. Ağacın ana dalı, işi yapacak "yöneticiler bulmak ve onlara rehberlik (talimat vermek değil) yapmaktır." Lider, iş yaparken yöneticilerinin ve takipçilerinin hatalı seçim yapmasına müsade eder. Bir lider için örgütü ortak bir amaç etrafında toplamak ve örgüte sadakati sağlamak açısından, onlar adına her seferinde doğruyu seçen bir bilen ve tek bilen olma rolü, yanlış yaptıklarında düzeltici ve doğruyu gösteren olma rolünden daha üstün olmadığı gibi örgüt içinde sağlıksız bir iş yapma örüntüsü üretir: Her köşe ve hücrede doğrunun gösterilmesini bekleyen takipçiler ve liderin yapın dediklerinden oluşan işler; ortak iş zekasından mahrum, "tek bilenin" iş bilirliğine gebe yaratıcılık ...
Bu konuda Mustafa Özel Hoca'dan bir menkıbe dinlemiştim. "Her işe koşan Hz. Musa''nın", görevinin "On Emir" olduğu hatırlatan kayınpederi ile olan sohbetinden bir alıntı. Tesadüf o ki, Taylor'ın Bilimsel Yönetim İlkeleri'nin Türkçe çevirisi okurken bu hikayeye tekrar rastgeldim. Sizlere anlatmasam olmazdı:
Hz. Musa'ya, Yahudilerin Mısır'dan çıkışlarında kayınpederinin idari yetkinin devredilmesi ile öğüdü şu şekilde yer alır*:
"Ve vaki oldu ki Musa ertesi gün kavme hükmetmek için oturdu ve kavm sabahtan akşama kadar Musa'nın etrafmda durmakta idi. Ve Musanın kaynatası kavm için onun yaptığı her şeyi görünce dedi:
Kavme yaptığın bu şey nedir? Niçin yalnız sen oturuyorsun ve bütün kavm senin etrafında sabahtan akşama kadar duruyor? Ve Musa kaynatasına dedi: Çünkü kavm Allah'tan sormak için bana geliyor, ne vakit bir meseleleri olursa bana gelirler ve adamla komşusu arasında hükmederim ve Allahın kanunlarını ve şeriatini onlara bildiririm. Ve Musanın kaynatası ona dedi: Yaptığın bu şey iyi değildir. Hem sen ve hem de seninle beraber olan bu kavm mutlaka zayıf düşersiniz. Çünkü bu iş sana çok ağırdır, onu yalnız başına yapamazsın. Şimdi sözümü dinle, sana öğüt vereyim ve Allah seninle beraber olsun. Sen kavm için Allah'ın önünde ol ve meseleleri Allah'a sen götür. Ve kanunları ve şeriatleri onlara ögretirsin ve yürüyecekleri yolu ve yapacakları işi onlara gösterirsin. Ve sen bütün kavmin arasından Allah'tan korkar kabiliyetli adamları, kötü kazançtan nefret eder hakikat adamlarını hazırla ve bunları binlerin reisleri, yüzlerin reisleri, ellilerin reisleri ve onların reisleri olarak onların üzerine koy ve her vakit kavme hükmetsinler. Ve vaki olacak ki her büyük meseleyi sana getirecekler fakat her küçük meseleye kendileri hükmedecekler ve sana daha kolay olacaktır ve onlar yükü seninle beraber taşıyacaklar. Eğer bu şeyi yaparsan Allah da sana emrederse o zaman dayanabilirsin ve bütün bu kavm da selametle yerine gider."
Kaynak: Bilimsel Yönetim İlkeri; Önsözden alıntı, Frederick Winslon Taylor, Çev.: H. Bahadır Akın, Çizgi Kitabevi, 2003, s.xx.
* Kitabı Mukaddes,Eski ve Yeni Ahit, Kitabı Mukaddes Sirketi, Istanbul, 1995, Bap 18, s.72