Oyak yöneticileri, yakın bir zamana kadar stratejik öneme sahip ulusal şirketlerin yabancılara satılmasını doğru bulmadıklarını açık bir şekilde beyan etmişler, hatta bu stratejik şirketlerden biri olan Erdemir'i de satın almışlardı. Hızını alamayan bazı emekli paşalar Hüsnü Özyeğin'e de bankasını Yunanlılara satıkları için sitem etmişlerdi. Ama ne olduysa oldu Oyak Bank Hollandalı ING'e satıldı. Bu satışla bankacılık sektöründe yabancı payı %42'ye dayandığı ifade ediliyor.
OYAK yöneticilerinin samimiyetlerini ölçecek yada mevzu bahis edecek değilim. Ancak Güngör Uras'tan şunu iktibas etmeden geçemeyeceğim:
2005 Eylül'de Oyak'ın 500 bayiini Antalya'da toplayan Oyak Genel Müdürü Coşkun Ulusoy, "Canla kurulmuş, başla devam etmiş stratejik kurumların özelleştirilmemesi gerektiğini" söylemişti. "Şirketleri, bankaları satın alan yabancıların, yabancı devletle ilişkileri var. Yani bizim devletimiz satıyor, yabancı devletler alıyor. Bir Türk olarak bu beni üzüyor. Eğer özelleştirilecekse ve satılacaksa Türk firmaları almalı" demişti. Bu konuşma üzerine "Oyak Türktür, Türk kalacaktır" diye slogan atan bayiler coşmuş, Ulusoy'u omuzlarda taşımıştı.