Deming'in kırmızı boncuk deneyi ülkemizde pek bilinmez. Endüstri mühendisleri içinde dahi bilenine az rastlanır. Ben de okulu bitirdikten sonra, mühendislik diplomasını aldıktan sonra öğrendim. Tam zamanında, çalıştığım işletmenin anadoludaki şubelerinin yıllık performans değerlenmesi öncesi okumuştum. Ve bir farklılık yapıp performans değerlemesi araporlarını iki başlık altında "bireysel performans değerlemesi" ve "sistem performans değerlemesi olarak topladım. Bireysel yani şubelerin peformans raporları alışagelmiş klasik verileri, tabloları ve grafikleri, "değişkenlerin aldığı değerleri" içeriyordu.
Sistemin yani yönetimin kurduğu yapının ve süreçlerin oluşturduğu bütünleşik örgüt ve işleyiş sisteminin performans raporları ise "değişkenlere değerleri atayan temel parametrelere" ilişkin verileri, tabloları ve grafikleri içeriyordu. Bireysel performans raporları iğne ise sistem performans raporları çuvaldız idi. Ve o zaman ki yöneticilerimizin pek alışık olmadığı bir değerlendirme aracı idi. Ancak ilk önce eleştirdikleri bu raporları benden 3 ayda bir verip veremiyeceğimi sormuşlardı.
Peki nedir bu kırmızı boncuk deneyi? Deming, bireysel çabaların ve eylemlerin alacağı değerlerin sistemin temel parametrelerine bağlı olduğunu ve bu değerleri sınırlandırdığı anlatmak istediği bir deneydir. Hata ortalaması %10, varyansı %1 olan bir sistemde çalşanlarımız, takımlarımız, şubelerimiz, bölümlerimiz, gruplarımız, şirketlerimiz, şirketler grubumuz ne yaparsa yapsın hata oranlarını %7'nin altına indirme ihtimalleri normal dağılıma göre %0,1'den (yani binde birden) daha azdır. Yada şöyle diyelim ancak 1000 çalışanımızdan biri, 1000 şubemiz yada üretim hattımızdan biri bunu gerçekleştirebilecek talihe sahiptir.
Evet (istatistik kuramına göre) tam anlamıyla bir talih. Çünkü deneyin ikinci amacı her türlü bireysel çevre ve üretim koşullarını eşitlesek bile sistemin doğasında yer alan rassallık bir farklılık, çeşitlilik ve eşitsizlik doğurur. Bunu kafalarımıza kazımak gerekir.
Deming bireysel eylemlerin sistemin tahakkümü altında olduğuna inanır. Yaptığı bir araştırmada bireysel eylemlerin %94'ünün sistem tarafından belirlendiğini iddia etmiştir. Eğer sistemin hata ortalamasını (sistemin temel parametrelerinden biri) %10'dan %8'e düşürürsek hata oranı %7'den daha az olan çalışan sayımız ortalama %35 civarında olacaktır. Yani aynı 1000 çalışandan 350'si, aynı 1000 şube yada üretim hatlarından 350'si.
Deming boncukları ile hazırladığı deney basit bir üretim sistemini teşkil eder. Altı tecrübesiz işçimiz vardır. Bunların başında iki kuş uçurtmaz denetçimiz ve denetçilerin başında da bir başdenetçi vardır. Bu takımın her türlü faaliyetini not düşen bir katip ve olmazsa olmaz bir takım lideri; takım liderimiz de Deming'dir.

Örgüt modelimizin iş/üretim modeli çok basittir. Bir kutuda sağlam ürünleri/üretimi temsil eden 3200 beyaz boncuk, hatalı ürün/üretimi temsil eden 800 kırmızı boncuk vardır. İşçilerimiz boncukların olduğu aynı büyük kutudan aynı kürek ile boncukları nizami bir şekilde alır ve daha küşük bir kutuya götürür boşaltır. Kürek bu iş için özel yapılmıştır. Üzerinde 50 adet delik vardır. Boncuklar deliklere oturmakta ama içinden geçememektedir. Böylece her kürek daldırışında 50 adet boncuk alınabilmektedir. Yani üretim standartımız birim üretimde 50 adettir. Bu 50 boncuk küçük kutuya boşaltıldığında önce denetçiler tarafından sonra da baş denetçiler tarafından kırmızı boncuklar sayılır ve katip teyit eldilmiş kırmızı boncuk sayılarını zaman ve işçi boyutları ile kaydeder. Yani yılın dört çeyreği için herbir işçi/üretim hattının hata performansı ölçülür ve kayıt altına alınır.
Deneye ait sonuçlar için Tablo 1'e bakabilirsiniz:
[
devamı..... ]