Yakın zamanda altı sigma ile okuduğum bir makalede American Society for Quality'in yayınladığı bazı istatistiklerden bahsediyordu. altı sigma felsefesini bir kenara bırakıp sadece bu istatistiklerin sesine kulak verilse bile konunun önemi ortaya çıkıyor. Malum, istatistiksel kontrolün kutsal aracı normal dağılımdır. Ve normal dağılımın 6 sigmaya isabet eden alanı sistemin yaklaşık %99,99966'sını kapsar. Altı Sigma ile çalışmak sistemin %99.99966'lık bir kesinliğine sahip olması anlamına gelir. Sistemlerimizin bu düzeyde doğru çalışmasına gerçekten ihtiyaç duyar mıyız? Neden % 99 yeterli değil? İşte ASQ'nun verdiği istatistikler bu soruların cevaplarını vermemizi kolaylaştırıyor: (Veriler ABD içindir.)
- Hastanelerde hergün 50 bebek düşürülmektedir.
- Her ay hemen hemen 7 saat boyunca elektrik kesintisi olmaktadır.
- Her saat, en azından 20,000 mektup, postada kaybolmaktadır.
- Yıllık bazda reçetelerde 200,000'den fazla hata yapılmaktadır.
- Her hafta, doktorlar 5,000 hatalı ameliyat yapmaktadır.
- Büyük havaalanları her gün 2 yanlış iniş yapıldığını raporlamaktadır.



Çin artık ucuz emek faktörünün kendisi için daha fazla avantaj olamayacağını fark etmiş gözüküyor. Özellikle 2005'dte Çin'e uygulanan tekstil kotalarının kaldırılması ile gündeme gelen Çin'in ucuz, kalitesiz ve sınırlı çeşitteki büyük ölçekli avantajı olduğu iddiası bu gerçeğe dayanıyordu. Ancak Hindistan ve Vietnamın ucuz emek avantajını Çin'e karşı kullanmaya başlaması ve Çin girşimcilerinin de artık dünya pazarlarında önemli tecrübeye sahip olması Çin'i yeni avantaj faktörleri aramaya itmiş görünüyor.
Bilimadamları Birliği (JUSE-The Union of Japanese Scientists) üstlenmiş.
İnovasyon (yenilikçilik-yenilik) kavram olarak, hem bir süreci (yenilemeyi / yenilenmeyi) hem de bir sonucu (yeniliği) ifade eder. AB ve OECD literatüründe yenilikçilik, süreç olarak "bir fikri, pazarlanabilir bir ürün ya da hizmete, yeni ya da geliştirilmiş bir üretim ya da dağıtım yöntemine, ya da yeni bir toplumsal hizmet yöntemine dönüştürmeyi" ifade eder. Aynı kelime; bu yenilik anlamında, bu dönüştürme süreci sonunda ortaya çıkan, "pazarlanabilir, yeni ya da geliştirilmiş ürün, yöntem ya da hizmeti" de anlatır.*
ABD Irak işgali sonrası mali yapısında ciddi sorunlarla karşılaşmaya başldı. Dünya devi ( ! ) ekonomisiyle mütenasip büyük cari açıklar veriyor. Savaşı finanse etmek ve dünyaya çeki düzen vermek adına cari açığa razı oluyor. Ancak öyle görünüyor ki Bush hükümetinin dünya nizamı mefkuresi kendi sanayilerini de gölgede bırakıyor.