Proje Yönetiminin On Emri

Klasik Yönetim yaklaşımının yönetim dünyasına kazandırdığı bürokratik örgüt yapısı artık günümüz dünyasında yerini daha esnek ve hiyerarşiden daha uzak grup temelli örgüt yapılarına ve yönetim tarzlarına bırakıyor. Bu yönetim tarzlarından biri de proje takımlarımlarıyla yönetim. Proje takımları işletme ölçeğinde uzmanlık esasına göre tanımlanmış görevler etrafında toplanan ve takım halinde karar alıp hareket eden takımlardır.

James M. Kerr de proje takımlarını başarıya taşıyacak  proje yönelimli yönetimin on emrini belirleme cüretini göstermiş. Onun ifadesiyle bu emirlere uyanlar proje temelli kültürün vaad ettiği topraklarına girmek için kendilerine uygun bir konum belirleyebileceklerdir.

  1. Proje alanını sınırlı tutmalısın!
  2. Şişman bir takıma müsade etmemelisin!
  3. Tam zamanlı mesai ile katılımı gerekli kılmalısın!
  4. Proje izleme panelleri düzenlemelisin!
  5. Tükenmişliği tahrik etmeyeceksin!
  6. Dışarıdan ihtiyaç duyulan yardımı arayacaksın!
  7. Proje takımlarını güçlendireceksin!
  8. Proje yömetimi araçlarını kullanacaksın!
  9. Başarıyı ödüllendireceksin!
  10. Aceleci ve kirli işlere müsamaha gösterme!



Fortune 500 Yöneticilerinde En Büyük Grup Mühendisler

Buradaki rapora göre Fortune 500 şirketlerinin yöneticilerinin %20'sinin lisans eğitimlerini mühendislik üzerine yapmış. Rapor çok kapsamlı bir çerçeveye sahip ama benim daha çok dikkatimi yöneticilerin eğitim grupları çekti. Mühendislerin arkasından %15'le işletme, sonra iktisat ve güzel sanatlar mezunu olanlar geliyor.


İstatistik Doğru Söyler mi?

TÜİK, (eski adıyla DİE) benim için her zaman şüpheli bir duruma sahipti. Bir kurum hem resmi olacak hem de asıl iştigal sahası istatistik olacak. Şüphe etmemek mümkün değil. Özellikle Türkiye'deki hemen hemen bütün resmi kurumların siyasal bir hüviyete de sahip olduğunu hesaba katarsak bu şüphe birkaç kat daha büyür.

Okuldaykende TÜİK'in endeks ve sepet hesaplarına aklım yatmazdı. Endeks hesapları için seçilen kalemlerin hangi sosyo-ekonomik kriterleri barındırdığı ve niteliklerin nasıl ölçüldüğünü pek anlayamazdım. Özellikle AKP hükümeti ile enflasyon hesabında yeni ürün sürümü çok hızlı olan ve bu nedenle de sürekli görece eski ürünlerin fiyatlarının hızla düştüğü teknolojik ürünlerin sepete dahil olması bu anlama sıkıntımı iyice derinleştirdi. Anlayamayınca insanın şüphesi artıyor. Ancak şu haberi okuyunca bu hissiyatım şüphe olmaktan çıkıp bir vaka haline geldi. Haberde TÜİK'in GSMH hesabını kasıtlı olarak hükümet lehine hatalı yaptığı iddiası var. Ve iki milletvekili bu hatalı hesaplamadan ötürü TÜİK'i mahkemeye vermiş.

Sayılar ile ilgili her yöntem ve teknik enterasandır. Hele ki siyasetçinin elinde bir başka olur bu yöntemler. Maharetli ellerde bir çirkin yüzü örten peçenin yada altına süprüntüyü süpürmek için bir halının işlevine pekala benzeyen görevler üstlenebilir istatistik. Aslında istatistik hiçbir şey söylemez. Söylenen şeydir istatistik.

İstatistik ne doğru ne yanlış söyler. Olası rakamlar verir. Bu rakamları kim nasıl görmek ve göstermek istiyorsa öyle yorumlar. Bazen zeka aklı selime galip gelir ve yapmak istediği yoruma göre istiistatistik arar bulur çıkarır gün yüzüne. Bu manada istatistiği iyi kullanan bir siyasetçi olarak Erbakan'ı hiç unutmam. Sunumlarında başarısının birer delili olarak sayılar, istatistikler akardı.




Sony'nin Başı Büyük Dertte

Sony son günlerde Dell, Apple, IBM, Toshiba ve Fujitsu gibi büyük dizüstü bilgisayar üreticilerinin Sony'nin ürettiği bataryaları kullanan ürünlerini piyasadan geri çağırmaları nedeniyle büyük sıkıntı yaşıyor. Bu geri çağırmalar Sony'nin imajına olduğu kadar mali yapısına zarar verir duruma geldi.

Nikkei'den gelen olumsuz haberler Sony'nin hatalı üretim nedeniyle yaşadığı sıkıntının üstüne tuz biber oldu. Ağustos ayında Nikkei %3 artmasına karşın Sony hisseleri %10 değer kaybetniş durumda.

Sadece Dell ve Apple'ın çağırdığı bilgisayar sayısı 5.8 milyonu buluyor. Sony'nin zararının 350 milyon USD'yi geçeceği tahmin ediliyor. Buradaki habere göre bu hatalı bataryalar ile ilgili olarak Dell ilk defa 2005 Ekim ayında Sony'e başvurmuş. Ancak bu büyük hatanın önüne geçilememiş ki haber kaynağı Sony'nin biraz da vurdum duymazlığını ima ediyor.

Ayrıca Hewlett-Packard kendilerinin ürünlerini geri çağırmayı düşünmediğini ifade ediyor. Onlara göre kendi üretim sistemleri ve tedarikçilerinden temin ettikleri girdiler bir içermiyor. Ayrıca bu hata diğer diz üstü bilgisayar üreticilerinin ürünlerinde Sony'nin batarya hücrelerinin yerleştirilmesi ile ilgili birçok süreç ve unusurun bir araya gelmesi ile oluşan bir hatalar zincirinin özel durumu olarak ortaya çıktı.

Ama esas konu bu hata nasıl bu kadar yayıldı ve etkili oldu? Kalite kontollerden nasıl geçebildi? Muhtemelen her iki taraf da kalite kontrolleri evrak üstünde yaptı. Yada daha olası bir durum bataryaların kalite kontrol listelerinde hatayı tespit edebilecek bir tetkik kalemi yoktu. belki markaya ve tedarikçiye olan aşırı güvenden kaynaklanıyordur.





Örnek bir Yönetim Bilişim Sistemi Uygulaması

21. yy’da ,insan ve para yönetiminin ardından şirketlerin artık “bilgiyi yönetme” becerilerinin rekabet güçlerini şekillendireceği önemli ve ciddi bir iddia olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilginin, bilgi yönetiminin, bilgi yönetim süreçlerinin ve teknolojilerinin işletmelerde sebep olacağı değişimler, organizasyon yapısına olan etkileri, incelenmesi gereken önemli bir konu haline gelmiştir. İşletmelerde bilgi yönetimini gerçekleştiren sisteme Yönetim Bilişim Sistemi (Management Information System) denir.

Yönetim Bilişim Sistemi’nin tanımını yaparsak; işletme planlarının ve yönetim fonksiyonlarının etkinliğini artırmak amacıyla insan ve bilgisayar tabanlı kaynakların toplanması, saklanması, değerlendirilmesi, iletişimi ve kullanımıdır. Başka bir tanımlamaya göre, firmaların iç operasyonları ve çevreleriyle ilişkili geçmiş, şimdi ve geleceğe ait bilgileri formel veya informel bir sistem olarak sözlü veya yazılı olarak sağlayan sistemdir.
Aşağıdaki örnekte, bir işletmede var olan YBS’ incelenmekte ve bu sistemin problemleri tespit edilerek muhtelif çözümler önerilmektedir. Örnekte sorunun tanımlanmasında ve alternatif çözüm üretmede aşağıdaki yol izlenmiştir:



[ devamı..... ]


KKTC'de Endüstri Mühendisleri Odası Kurulmuş!

Uzun zamandan beri; öğrenciyken bile Endüstri Mühendisleri Odası'nın kurulması ile ilgili tartışmalar yapıldığına şahit olmaktayım. Özellikle son birkaç yılda bu tartışma daha da hareretlendi ve daha resmi platformlarda gündeme gelmeye başladı. Tartışma ve e-posta gruplarında sık sık endüstri mühendisleri odası tartışmalarına rastlanıyor.

Geçenlerde yine Endüstri Mühendisleri Odası'nın kurulmasıyla ilgili yenibir haber var mı diye araştırırken Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti'nde Endüstri Mühendisleri Odası'nın kurulduğunu öğrendim. Endüstri Mühendisleri Odası,  Kıbrıs Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği bünyesinde 14. oda olarak kurulmuş ve 2005 yılında faaliyete geçmiş. Gerçi hakkında detaylı bilgiye ulaşamadım, ama kurulduğu vaki.

Türkiye'de niçin kurulamdığı sorusu hâlâ önümüzde duruyor. Belki KKTC'deki meslektaşlarımız ölçeğin verdiği kolaylıktan faydalanmış olabilirler. Ancak bu bizim için bir mazeret değil. Bence Türkiye'deki sorun Endüstri Mühendisliği Bölümlerinin akademik bir altyapı oluşturamamasından kaynaklanıyor. Bunda en büyük payda üniversitelerimizdeki bölüm başkanlarının farklı disiplinlerde yetişip bölüm başkanlığı mücadelesini çoğu zaman kişisel bir mücadele çerçevesine oturtması. Haklarını yememek gerek, Türkiye'de idari sorumluluklar ile yetki ve kaynak dağılımı arasındaki çarpıklık zaten mesailerinin önemli bir kısmını alıyor. Bir de buna ilgili disiplinin dışından gelmek eklenince endüstri mühendisliği eğitimi, endüstri mühendisliği derslerini vermekten ibaret oluyor. Akademik bir alyapı oluşturmak ve mesleki örgütlemenin temelleri atmak havada kalıyor.




FreeMind: Her Türlü Haritalama için

Özellikle süreç analizlerinde, ürün haritaları yada iş akış şemalarını hazırlamada kullanabileceğimiz açık kaynaklı bir program olan FreeMind bize birçok mühendislik uygulamasında çok faydalı olacak gibi. Artık Türkçe'ye de çevirlmiş olan program her türlü çözümleme uygulamasını haritalama da kullanılabilir gibi görünüyor. Ayrıca sadece bir haritalama yada şematize etme aracı olarak değil sunumlarınızı dahi hazırlayabildiğiniz güzel bir program. FreeMind hakkında Türkçe bilgiye de buradan ulaşabilirsiniz.




ARİF 2006: Araştırma ve İnovasyon Festivali

ARİF 200622 Eylül 2006 tarihinde İstanbul'un da dahil olduğu 30'dan fazla Avrupa kentinde gerçekleştirilecek olan Araştırmacılar Gecesi ( Researchers’ Night )'nin bir etkinliği olarak İTÜ Taşkışla Kampüsünde 12:00-24:00 arasında Araştırma ve İnovasyon Festivali düzenlenecek.  Festivalde her türlü bilimsel uygulamanın sergileneceği ve Türk insanın muzip dehasının sembol ismi haline gelen zihni sinire atfen eğlenceli bilim içerikli uygulamalarında bu festivalde yer alacağı ifade ediliyor.

Katılımın ücetsiz olduğu festivale herkes katılabilir. Ancak şunu söylemeden geçemiyeceğim. Keşke festivalin ismi Araştırma ve İnavasyon değil de Araştırma Yenilikçilik olsa idi. İnavasyon kelimesi hem soğuk hem de gereksiz. Ayrıca festivalin isminin olarak ARİF olarak kısaltılması da içeriği ile çok uyumlu olmuş. "Anlayan" insanların çevremizden ilhamla icat ettiği yepyeni uygulamaları görmenin güzel bir tecrübe olacağına eminim.




ISO 2006 Çevre Ödülleri

İstanbul Sanayi Odası, "sürdürülebilir bir gelişme için" konsepti ve dünyanın geleceği için çevreye ve çocuklara sahip çıkalım sloganı ile üç kategoride Çevre Ödülü vermeye hazırlanıyor. 2006 Çevre Ödülleri için başvurular 25 Eylül 2006 tarihine kadar devam edecek. Çevre ödülleri yönetme için buraya bakabilirsiniz.

2006 Çevre Ödülleri Kategorileri:

   1. Çevre Büyük Ödülü - Çevre Teşvik Ödülleri
   2. KOBİ Özendirme Ödülleri
   3. KOBİ Çevre Proje Ödülleri




EFQM ve Avrupa Mükemmellik Ödülleri

Avrupa Mükemmellik ÖdülüEFQM, başladığı yıllarda Avrupa Kalite Ödülü olarak anılan şimdi ise Avrupa Mükemmellik Ödülü olarak ismi değiştirilen kalite ödüllerinden 2005 yılında Türkiye'den kazanan bir işletme yada kurum olmadı. Halbuki ödülün verilmeye başlandığı 1992 yılından beri 14 Türk İşletmesi yada Kurumu bu ödülleri 25 kez kazanma başarısı göstermiş. Bazı işletmelerimiz birden fazla ödül kazanma başarısı göstermişti.

İlk başarımız 1995 senesinde Netaş'ın finalist derecesiyle almasıydı. Hemen akabinde, 1996'da Brisa ve Netaş kalite ödülü almıştı. İlerleyen yıllarda ödül sayısı arttı. Yıllara göre kalite ödülü alan işletme ve kurumlarımız şöyle:

Yıllara Göre Kalite Ödülü Alan İşletme ve KurumlarTürk işletme ve kurumları 1995'ten 2005'e kadar 2001 yılı hariç (2001 yılı Türkiye'nin tüm iktisadi, sosyal ve siyasasi alanlarda alanlarda büyük bir kriz yaşadığının basit bir göstergesi daha...) her sene kalite ödülü almıştı. Ancak bu 2005'te gerçekleşmedi. Ayrıca büyük işletmelerin son yıllarda kaliteye yada en azında kalite ödüllerine ilgisinin azaldığını düşünebiliriz.







Kaynak: http://www.efqm.org/Portals/0/History%20of%20past%20winners.pdf



Sayfa :  1 2 3 4 5 6 7