Rice saldırının hemen başında hevesle "Yeni bir Ortadoğu" için hazırlıkların başladığını alenen ve resmen ifade ediyordu. Lübnan saldırısı, Yeni Ortadoğu için İsrail'in gücünü ve Müslüman grupların (hükümetlerin değil) direnci ölçmek için biçilmiş bir kaftandı. İsrail özellikle sivillere ve çocuklara saldırdı. Askeri nitelikli bina ve yapılardan çok ülkenin ekonomik ve sosyal alt yapısını bombaladı.
ABD ve İsrail elele Lübnan'da amaçlarının altını kanlı bir kalemle tekrar tekrar çizdi. Hizbullah nezdinde Şia karşıtı bazı arap ve bölge hükümetlerinin bir alkışlamadığı kaldı. Türk inisiyatifi tarafsız durmak ve şahsi siyasal menaatleri adına haysitini beş paralık eden devlet ricalinin elinde kaç zamandır zaten bir oyunncak durumunda. Türk halkı taraf olmak istedikçe, Türk siyasi inisiyatifi tarafsız olmaya çabaladı. Ama buraya kadarmış. Şimdi taraf olmaya karar verdi. Hem de ABD ve İsrail tarafında olmak istedi. 
Türkiye'nin kendi güvenliği için Irak'ın Kuzeyi'ne girmesini ve hatta bombalamasını bile müsade etymeyen (acı ama doğru ifade bu) iki kafadar ısrarla Türkiye'yi Lübnan'a çağırıyor. Amaçları nedir tam kestirmek mümkün değil ama Türk Askerini bölge halkına ve direnen silahlı yada silahsız gruplara karşı konuşlandırmış havası vermeleri muhtemel. Bunu siyasal yollarla yapamasalar bile çıkartacakları kargaşa ile gerçekleştirilmeleri içten bile değil. Daha vahimi bir Hizbullah füzesi Türk Birliğine düşer; Allah muhafaza, elli altmış Türk Askerinin cenazesi Ankaranın göbeğine getirilir bakın "bunlar bizim/sizin de düşmanınız" denmesi akla hiç de uzak değil.
Türk Askerinin Lübnan'a, ister NATO ister BM görevi bile olsa fark etmez, gitmemesi gerektiğine inanıyorum. İlerleyen günler hepimiz için çetin imtihanlarla dolu.