Yılda bir kere menâr-ı şahdan didâr gül
Gösterür nite ki nur-ı Ahmed-i Muhtâr gül
Oldı mânend-i Medine hoş münevver gülistan
Devha-i güldür menâre pertev-i envâr gül
Cem' idüp evrâk-ı âl üstine itmiş zer-fişân
Yazmış ol mecmuaya vasf-ı ruhun ey yâr gül
Dâimâ mecmuası düşmez elinden ruz ü şeb
Benzer ider ruhlarun vasfını istihzâr gül
Umaram senden vefâ ey serv-i bostân-ı cemâl
Gerçi gülzâr-ı cihanda virdüği yok bâr gül
Var iken yüzün güle meyl eylemez dil bülbül
Ârife bir gül yeter lazım değil tekrar gül
Bâğa gel kim eyledi peyda Yed-i Beyzâ semen
Gözün aç kim gösterür ahdar şecerde nar gül
El salar etrafa durmış sebze sahnında çınar
Gel ki işret nimetini eyledi isâr gül
Bâde-i hamra ile çeng ü neye virdi amel
Tevbe vü zühd-ü- salahı eyledi bi-kâr gül
Başdan ayağa zer ü yâkut ile piruzeden
Donanur diler kim ola şahid-i bâzâr gül
Cam-ı nevruzi içüp mestane yüzbin naz ile
Şah-ı şuhun salınur boynına şahid-var gül
Goncda gibi gam dikenlerinde bülbül kan yudar
Karşısunda bad-ı subh ile güler oynar gül
Sağlu sollu hardan hançer takınmış guyiya
Zahid-i yâbis dimağ ile ider peykar gül
Ah-ı aşıkdur senin hüsnünden agah eyleyen
Na’ra-i bülbülden olur her seher bidar gül
Eyle redd ağyarı kim dillerde makbul olasın
Başlar üzere yiri vardur itse terki har gül
Bunca naz u bunca şiveyle bir aylık ömri var
Kendüyi zinet iderse tan mı şehri-var gül
Şah-ı adil devridür var guşmal it ey saba
Bülbüle cevr eylemekden itsün istiğfar gül
Padişah-ı dadger derya-dil ü vâlâ-güher
Kim nem-i hulkından eyler sebzeler izhar gül
Âsuman-ı saltanat Han Bayezid ol kim anun
Kadri bağında niçe horşid gibi var gül
Ab-ı lütfı irmese ser-sebz olmaya çınar
Bad-ı hulkı esmese bitürmeye gülzar gül
Nevbahar-ı lutfı bezl itse kerem ni’metlerin
Sath-ı sebze sahn-ı çini ola hansalar gül
Ab-ı cud irse sehab-ı himmetinden sebzeye
Bi-tekellüf serv yemiş vire isfidar gül
Atı na’linden cihan mihrab gibi secdegâh
İti izinden olupdur yer yüzi hemvar gül
Şemse-i şems-i zıya-efruz-ı alem Husreva
Safha-i tiğ-i cihangiründe bir zerkâr gül
Meclisünde bağ bir mahbub hidmetgardur
Çeşm nergis kad sanevber hat çemen ruhsar gül
Pâyuna isar içün ey serv-i bağ-ı saltanat
Eylemiş lâ’lin tabaklar içre zer ihzar gül
Goncalar arz itmeyince tapuna hemyan-ı zer
Nasb olunmadı çemen iklimine serdar gül
Tac-ı yakuti geyer piruzeden bağlar kemer
Gülistan-ı bezmüne olalı hidmetgar gül
Tuti-yi gülzar-ı bezmün olmağ içün eyledi
Harı nahun bergi şehper goncayı minkâr gül
Ab-ı adlünden humarını ider ıslah mül
Buy-ı hulkundan sudaına kılur timar gül
Mevkiinde itdüğünçün lutf-ı mahz olur gazab
Nitekim fasl-ı zemistanda görünür nar gül
Ağ destarı rida-yı sebzi varken yakdılar
Ahd-i adlünde meğer kim bağlandı zünnar gül
Bad-ı hulkun itmeyince ta’n ile bağrını kan
Virmedi gülşende buy-i nafe-i tatar gül
Nimeti hulkun kohusında ire diyu nasib
Damenin açup gedalar gibi durur zar gül
Bad-ı subh ol denlü hulkun tibini pür itdi kim
Çâk çâk olmuş görür damanını her bar gül
Şehriyara himmetün mahbub-i has u amdur
Hiç meclis var mıdur k’anda ola ağyar gül
Padişaha bir şikâyet var kulundan tapuna
Kim bu ma’niden idüptür didesin hunbar gül
Serv urur göğsine kef-dest-i tehi âşık-misâl
Goncanun zer kisesin açmakla kocar har gül
Yakdı zillet narına ben haki tab’-ı abdar
Nitekim her dem gülab içün yanar naçar gül
Can ile meddahunam dil-teng koma beni kim
Andelibinden cihanda olmdı bizar gül
Gülşen-i vasfunda her beyti Necati çakerün
Benzer ol mevzun nihale kim ucında var gül
Zineti eyyamıdur hatt ile şi’rün şöyle kim
Reng ü buy ile olur arayiş-i gülzar gül
Benzüme bir nahl-i rengin bağladı kim yaraşur
Andan itse lutf yollarını istifsar gül
Tac-verler üzre şaha şehriyar ol şehriyar
Nice kim her nevbahar olur şeh-i ezhar gül
Günümüz Türkçesiyle:
[ devamı..... ]
Gül Kasidesi; Necati Bey Divanı'ndan
Aralık 21, 2006, 2:15 pm
Sayfa :
1