28 Nisan Süreci

Genel Kurmay Başkanlığı'nın açıklamsı için 27 Nisan fiskesi desem sizce uygun olur mu? Ama ben bu şekilde tanımlamayı daha uygun görüyorum. İkinci bir 28 Şubat süreci yada darbesi diyemiyorum çünkü bu sefer aktörler farklı saflarda yada en azından 28 Şubat Darbesi kadar konumları net değil. AB ve ABD hemen hükümet yada kendi deyimleri ile demokrasi tarafını tutup açıklama yaptılar. Medya da daha tedbirli davranıyor. Dört bir yanı muhtıra olan açıklamayı bildiri yada uyarı diye yayınladılar. Bazı köşe yazarlarımız da kendilerinden yada patronlarından hiç beklemediğimiz bir hassasiyetle "demokrasiden" yana taraf oldular. Sermayeyi de ne yapacak acaba dört gözle bekliyoruz. Özellikle yabancı sermayenin "malda" yada "tahtada" yakalandığı bir ortamda nasıl bir tepki verecekler?

28 Şubat Süreci, adı üstünde bir süreçti. Yine bir süreçten geçiyoruz ancak asker bu sefer çok daha geç sahneye çıktı ve "silkinin" ben hala silahım ve kendimi adadığım değerleri koruma kudreti ile başınızda duruyorum diye hatırlatmada bulundu. Öyle darbe değil de bir fiske indirdi aymaz sivil başlara. Bu gecikmenin arkasında zannımca askerin "özde bağlı olmak" uyarısı ile sizden eşinin başı açık bir Cumhurbaşkanı adayı bekliyoruz talebinin AKP Hükümeti'nin okuyamaması yada dikkate almaması yatıyor. Muhtemeldir ki asker, eşinin başı açık bir aday bekliyordu ve aday Abdullah Gül olunca ilk turun sonuçlanması bekledi. Mahkeme aşamasına gelince de tüm haşmetiyle gözlerimizin önünde demire çeliğe büründü.

Muhalefet de, sadece ana muhalefet değil yeni yetme don kişot heveslileri ANAP ve DYP de bu sürece dahil oldu. YÖK ve bildik üniformasız (sivil değil) toplum örgütleri zaten 28 Şubat Sürecinden hiç çıkamadılar. Malum 28 Şubat Süreci bin yıl da olsa sürecektir, kendileri de elan nöbettedirler. Cumhurbaşkanı da doğrudan sahneye çıkmadan makamlarının gereğini yapmıştı ki yine yapacaktır. Ama bir tek eksik kalmıştı bu süreçte Yargı erki. Evet Yargı, diğer bir ifadeyle Anayasa Mahkemesi. 28 Şubat Sürecini hatırlarsınız yargı önce Refah'ı, sonra da Fazilet Partisini kapatmak için sürece müdahil olmuş, günümüz başbakanını kodese tıkma başarısını göstermişti.

Şimdi sürece geciken yargı tekrar sahaya çağrılıyor. Gece yarısı yapılan ivedi muhtıranın başka bir izaha ihtiyacı yok. Bekliyoruz Anayasa Mahkemesi nasıl bir karar verecek diye. Ancak seçimler iptal edilir ve erken seçim kararı alınırsa bugün yaşadığımız sürecin adı kesinlikle ( 27 )-28 Nisan Süreci olacakltır. 10 yıl önce MGK ile başlayan süreç bugünde Genel Kurmay Başkanlığı'nın gece yarısı muhtırası ile başlamış olacak.

Ülkemizin geldiği eşikte ANAP ve DYP'ye en koyusundan bir tutam kına sunmak ( CHP'ye hiçbir lafım yok! ), Askerimize de asıl tehlikenin; doğudan gelen saldırgan Batı'nın peşini bırakıp kendi evlatlatlarını korkutmak istediği için eseflerimi sunmak istediğimi belirtmek isterim.


Sayfa :  1