Gündemimizden neredeyse hiç eksik olmayan ve son zamanlarda kendini iyice hissettiren konulardan biri de işsizlik. Şubat ayında Newsweek’te işsizlik üzerine okuduğum bir makaleyi sizinle paylaşmak istedim. Sektörlerin, kök nedenlerine göre işsizlik riskini ölçmek için geliştirilen Scorelogix iş güvenliği puanından bahsediyorlar:
İşsizlik Size Ne Kadar Yakın Hesaplayın
2009'da Türkiye'de ve dünyada giderek daha fazla insan "güneşli pazartesilerin senaryosuyla yüz yüze kalacak”.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) rakamlarına göre bu yıl dünyada 51 milyon kişinin işini kaybetmesi beklenirken, İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Direktörü ekonomist Seyfettin Gürsel, Türkiye'de işsiz sayısının 3 milyona ulaşacağını söylüyor. (2002'de 2,5 milyondu) Son günlerde çok sayıda bankanın piyasaya sürdüğü işsizlik sigortası ürünle ürünlerinde yaşanan talep patlaması da aslında bu zorlu durumu ve fazlasını ifade ediyor. İşini kaybetmesi muhtemel insanlardan çok daha fazlası işsiz kalma korkusuyla yaşıyor. Birkaç denklemde hangi sektörde kimlerin işsiz kalma riskinin yüksek olacağını, milyonlarca çalışanın ruh halini ve hayatta kalmak için neler yapılabileceğini aramak mümkün.
İşte bu denklemlerden biri. Bireysel kredi koruma ürünleri kapsamında değerlendirilen işsizlik sigortasını bankalar kanalıyla müşteriye ulaştıran ve bu alanda yüzde 95 pazar payına sahip olan Cardif in (BNP Paribas'm sigortacılık iştiraki) CEO'su Yılmaz Yıldız, 2008 Eylül ayında 10 bin olan ürün satışlarının Aralık ayında 50 bine yükseldiğini belirtiyor. "Özellikle son dönemde işsiz kalma kaygısıyla yapılan başvurularla müşteri sayımız 300 bine çıktı" diyen Yıldız'ın 2009 hedefi ise 1 milyon. İşsizlik sigortası ürünlerine gelen başvurular ve hasar talepleri (işsiz kalınması sonucunda borçların ödenmesi talebi) analiz edildiğinde, Yıldız'a göre en büyük işsizlik riski altı sektörde: "En fazla hasar talebi aldığımız sektörler turizm, tekstil, gıda, inşaat, otomotiv ve finans. Bu altı sektör kan kaybının yüzde 60'ını oluşturuyor." Yıldız, en çok talep gelen illeri ise İstanbul, Ankara ve İzmir'den sonra, Antalya, Muğla ve Bursa olarak sıralıyor. Bu veriler Sosyal Sigortalar Kurumu'nun işsizlik konusundaki şehir ve sektörel verileriyle de paralellik gösteriyor. Başka bir denklemde de riskler benzer. İşsizlik sigortası ürünleri pazarlayan Finansbank ve Fortisbank'ın bu alandaki işlemlerini gerçekleştiren FİBA Sigorta'nın Bankasürans ve Proje Yöneticisi Soner Tekbaş, işsiz sayısının artmasıyla birlikte sigorta şirketlerine ödenecek primlerde riskin de çok yükseldiğine dikkat çekiyor. Tekbaş'a göre şimdilik sigorta şirketlerinde mali sorun yok ama "krizle birlikte işsizlik sigortası ve hasar taleplerinde geçen seneye göre üç kat artış var." Tekbaş, kriz ortamında tüm sektörlerin işsizlik potansiyeline sahip olduğunun altını çiziyor. "Başvuruları en çok geri dönenler tekstil sektöründen. Bu sektörden yoğun bir şekilde hasar talebi de alıyoruz" diyen Tekbaş bazı bankaların daha riskli gördükleri sektör çalışanlarını işsizlik sigortasına dahil etmeyebileceklerini ve en riskli iki sektörün tekstil ve inşaat olduğunu söylüyor. En çok işsizlik sigortası başvurusunun geldiği bu sektörlerde yakın dönemde işsizlik artışı yaşanabilir.
[ devamı..... ]



