Bir müşteri ilişkileri bankacılığı projesi olarak ClubFinans Doctors:
Çok sık seyahat ediyorlar, senede birkaç kez yurtdışına çıkıyorlar, iyi kazanıyorlar bunun yanı sıra yoğun çalışıyorlar, birikimlerini yatırım olarak değerlendirmeyi seçiyorlar, muayenehanelerini yenilerken veya uzmanlıklarını yaparken krediye ihtiyaç duyabiliyorlar, dergi abonelikleri var, yaklaşık 20 bin kadarı üst düzey gelire sahip...
Şüphesiz doktorlar bankaların müşterileri arasında en sevdiği meslek gruplarından biri. Gelir düzeylerinin ve hayat standartlarının çoğunlukla ortalamanın üzerinde olmasıyla
bankalarla pek sorun yaşamayan bu grubu, müşterisi haline getirmeyi planlayan Finansbank geçtiğimiz haftalarda ClubFinans Doctors projesi için start verdi. Doktorların tüketim alışkanlıklarını ve bankalarla ilişkisini yakından takip eden Finansbank'ın doktorlara Özel kulübü, kredi kartlarından başlayarak zamanla bu grubun bütün bankacılık ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanmış. Üstelik kulübe girmek için yalnızca doktor olmak yeterli. Profesörlerden asistanlara kadar hiçbir grubu açıkta bırakmayan Clublfinans Doctors, teklifleri oldukça detaylı planlanmış görüntüsüyle cazip bir seçenek olarak doktorların karşısına çıktı. Oldukça agresif bir giriş yaptıklarını Finansbank Perakende Bankacılık Pazarlama Koordinatörü Erkin Aydın da kabul ediyor. Proje ekibi üç yıl içinde hedeflediği 60 bin üyenin 30 binini projenin ilk yılının sonuna kadar kazanmış olacaklarını tahmin ediyor. Diğer meslek gruplarına özel projelerin sırada olup olmadığı alda gelen ilk soru oluyor elbette. Finansbank cephesi doktorlar dışına çıkmamakta ısrarlı. Her ne kadar projenin özel kalması cazibesini korumasına yardımcı olsa da bankanın doktorlar dışındaki müşterileri bir süre sonra 'öteki' olmaktan bir rahatsızlık duyabilir. Yine de daha spesifik segmentlere yönelen banka kartları arasında doktorlar yeterince kalabalık ve varlıklı bir grup olarak Finansbank'a istediğini verebilir.
ClubFinans Doctors'da, doktorlar için hemen her şey önceden düşünülmüş. İlk adımda premium bir tatilden yurtdışı seyahatleri öncesi havaalanında ayrıcalıklı hizmetlere,
alışverişlerinde kendilerine özel avantajlardan adrese teslim kuru temizleme hizmetine kadar sayısız kolaylık sunuyor kulüp. Doktorlara özel kredi kartlarıyla birlikte gelen
imkanların yanı sıra bu grubun bütün bankacılık ihtiyaçlarına cevap vermeyi planlayan Finansbank için bu projenin müşteri ilişkileri bankacılığı stratejisinin bir parçası olduğunu söylüyor Bireysel Segmentler Yönetimi Grup Yöneticisi Onur Özkan. Banka, doktor müşterilerinin TUS kredisi veya ücretsiz dergi aboneliği gibi spesifik, en uygun mevduat faiziyle çalışma ve özel yatırım danışmanlığı hizmeti gibi genel avantajlardan yararlanmasını sağlıyor.
Hatta ClubFinans Doctors üyesi hekim, mesleki sorumluluk sigortasını yüzde 10 indirimli yatırıyor. Bankanın sağladığı ayrıcalıklar listesi sayfalarca uzayıp gidiyor. Fırsatlardan yararlanmak için doktor unvanı yeterli ve gelir düzeyinin bir önemi yok. Bankanın hedeflediği doktorların yaklaşık 60 binini asistan doktorlar oluşturuyor. Banka, geleceğin uzmanlarını bugünden kucaklamak istiyor ancak sağlanan ayrıcalıklar, özellikle gelir düzeyi bu kesimden daha yüksek olan ama doktor olmayan müşterileriyle ilişkilerini yeniden ele almak zorunda bırakabilir bankayı. Buna karşın “Her seçim bir vazgeçiştir” diyor Marka Uzmanı Güven Borça ve ekliyor: “Bugün bankaların daha spesifik segmentasyona gitmesi artık kaçınılmaz.” Gerçekten de özellikle kart programlarıyla başlayan bankacılık tekliflerinde büyük pasta çoktan paylaşıldı. Bugün genele hitap eden projelerin başarılı olma şansı çok düşük. Bankaların müşterilerini sınıflara ayırma becerileri ve bu sınıflarla kurdukları ilişkileri yönetmedeki etkinliklerinin temel başarı faktörlerinden biri olduğu söylenebilir. Bu açıdan gerek tüketici alışkanlıkları gerek bankalarla ilişkileri değerlendirildiğinde ClubFinans Doctors doğru hedefe yönelen özgün projelerden biri olarak göze çarpıyor.
Kaynak: Merve Kara, Bloomberg Businessweek, 15-28 Ağustos tarihli sayı, s.42-43.
Bir şeyi hatırlamakta zorluk çektiğiniz zaman hemen Google'a bakmak için duyduğunuz o can sıkıcı ihtiyaç sizi hiç endişelendiriyor mu? Güzel bir kitap okumak ya da harika bir günün keyfini çıkartmak yerine neden sürekli e-postalarımızı, Twitter hesabınızı ya da en sevdiğiniz bloğu kontrol etmek istediğinizi hiç düşündünüz mü? Eğer cevabınız hayır ise, Nicholas Carr'ın "The Shallows: What the Internet Is Doing to Our Brains" (Sığlıklar: İnternet Beynimize Neler Yapıyor) adlı kitabını okuduktan sonra fikriniz değişecek. 

