Tedarik Zinciri Riskleri Artıyor

Küreselleşme, dış kaynak kullanımı, temel yetenekler üzerinde uzmanlaşma, şebeke örgütler, sanal örgütler vs... derken işletmeler birer örümcek ağına dönüştü. Kimdi hatırlamıyorum, günümüz örgütlerini bir piramit olarak değil bir örrümcek ağı olarak tanımlayabiliriz diyordu.

Bu eğilim tedarik zinciri yönetimi kavramını lojistik ihtiyaçların kaşılanması mahrecinden çıkarıyor bir iş yapma yöntemi haline getiriyor. Bu makalede AMR'nin bir araştırma raporuna atıfla Tedarik Zinciri Risk Yönetiminin işletmeler için öneminin arttığını söylüyor. Araştırma raporuna göre işletmelerin %46'sı önümüzdeki 1-2 yıl içinde bir Tedarik Zinciri Risk Yönetimi teknolojisi geliştirmeyi yada uygulamayı planladıklarını, %54'ü de önümüzdeki bir yıl içinde Tedarik Zinciri Risk Yönetimi için bütçeden daha çok pay ayıracaklarını ifade etmişler.

İşletmeler uluslararasılaştıkça, ham madde yada ara üretim süreçleri ulusal sınırların dışına taştıkça üretim hatları tek bir çatının altında toplanamıyor. Tedarikleriçilerini, birer çözüm ortağı olarak yanlarında taşıyan Toyota tabi burada farklı bi örnek. Özellikle San Antonio'daki fabrikası bu duruma sıkça örnek gösterilir. Toyota ne yapıyor:

  • Tedarikçilerini fabrika hinterlandına yakın bir yere taşıyor,
  • Onlardan küçük partiler ölçeğinde ama sık teslimat istiyor,
  • Ve onların birer çözüm ortağı olarak sorunlar üzerinde uzmanlaşmasına destek veriyor.

Bunu neden anlatıyorum. Çünkü bahse konu makale yalın üretim, tam zamanında üretim (just in time), kanban yada düşük stok ile çalışma gibi iş yapma biçimlerinin daha çok işletmelerin tedarik zincirlerini etkin yönetmelerini ve güvenceye almalarını desteklerini söylüyor. Girdi akışının durması halinde yada işlerin kesintiye uğraması durumunda ne yapılacağına dair bir planları olmadığını söylüyor.

İşletmeler sürekli bir akış temin edecekleri tedarik zincirlerini kurmaları ve bunu güvcence altına almaları gerekiyor.

Yorum



 
İsim

Eposta

URL


Hatırla?

Yorum


Onay kodu
Onay kodu