Türkiye, endüstri mühendisini ve endüstri mühendisliğini 1990’lı yılların başlarında keşfetti. Ülkenin; tabirimi mazur görün, en kafalı çocukları 1980’lerin ortalarından itibaren “sevki tabi” ile bu bölümü seçti ve ekonomik krizlerin politik krizlerin önüne geçtiği 1990’larla başlayan dönemde ülke sanayisinin ayakta kalmasına önemli katkı sağlayan “mikro ölçekte verimlilik*” ilkesinin uygulayıcıları oldular.
Küreselleşme ve iletişim teknolojilerinin soluksuz gelişimi baş döndürürken, gezegen ölçeğinde yaşanan deregülasyonlar bu sefer “makro ölçekte verimlilik” ilkesini sanayicimizin gündemine soktu. Ancak endüstri mühendisleri mikro ölçekte verimlilik, standartlaşma ve kalite ile başladığı macerasına bu değişimi gözetmeksizin devam etmeye çalıştı. Bugün birçok disiplin endüstri mühendisliğinin, birçok uygulamacı da endüstri mühendisinin gerekliliğini sorguluyor. Endüstri mühendisleri o kadar başarılı oldular ki, dünün komplike ve uygulanması bir kara büyünün terkibi kadar zor olan süreçleri, bugün güçlü dokümanlara sahip, ortalama eğitimli uygulamacıların bile icra edebileceği çok basit uygulama setleri haline getirmişlerdir. Bu durum da endüstri mühendisliğinin gerekliliğini sorgulamanın kapısını aralamıştır.
Dehanın en büyük handikapı başarısıdır. Bu büyük başarı gözümüzü bağladı. Hala bu büyük başarıya ulaşmamıza imkan veren yöntemlerde de ısrar etmemiz tekrar başarılı olma arzusun kaynaklanmaktadır. Ama başarı sadece içsel olguların bir terkibi değildir. İçsel ve dışsal olgularla birlikte oluşan benzersiz bir terkibin sonucudur. Geleneksel yönetem ve araçlarımız ne kadar güçlü olursa olsun dünya değişti ve hala değişmeye de devam ediyor.
Küreselleşme ve iletişim teknolojilerinin soluksuz gelişimi baş döndürürken, gezegen ölçeğinde yaşanan deregülasyonlar bu sefer “makro ölçekte verimlilik” ilkesini sanayicimizin gündemine soktu. Ancak endüstri mühendisleri mikro ölçekte verimlilik, standartlaşma ve kalite ile başladığı macerasına bu değişimi gözetmeksizin devam etmeye çalıştı. Bugün birçok disiplin endüstri mühendisliğinin, birçok uygulamacı da endüstri mühendisinin gerekliliğini sorguluyor. Endüstri mühendisleri o kadar başarılı oldular ki, dünün komplike ve uygulanması bir kara büyünün terkibi kadar zor olan süreçleri, bugün güçlü dokümanlara sahip, ortalama eğitimli uygulamacıların bile icra edebileceği çok basit uygulama setleri haline getirmişlerdir. Bu durum da endüstri mühendisliğinin gerekliliğini sorgulamanın kapısını aralamıştır.
Dehanın en büyük handikapı başarısıdır. Bu büyük başarı gözümüzü bağladı. Hala bu büyük başarıya ulaşmamıza imkan veren yöntemlerde de ısrar etmemiz tekrar başarılı olma arzusun kaynaklanmaktadır. Ama başarı sadece içsel olguların bir terkibi değildir. İçsel ve dışsal olgularla birlikte oluşan benzersiz bir terkibin sonucudur. Geleneksel yönetem ve araçlarımız ne kadar güçlü olursa olsun dünya değişti ve hala değişmeye de devam ediyor.