
2001 Krizi sonrası uygulanan IMF destekli ekonomik programlar ve hükümetin cari açığı enflasyon yerine büyük özelleştirme gelirleri ve dış borç ile finanse
etme kararlığı
son beş yılda enflasyonun Kaynak: ( Belgenet, TUİK )
hızlı bir şekilde tek haneli rakamlara düşmesini sağladı. Ancak William Philips'in 1958'deki bir makalesinde izah ettiği philips eğrisi gereği (philips eğrisi enlasyon oranı ile işsizlik oranı arasında ters orantı olduğunu gösteren hiperbolik bir eğridir) obu enflasyon oranındaki düşüşün işsizlik oranının yükselişiyle ödenen bir bedeli olmalıydı. Gerçi yaklaşık 50 senedir philips eğrisi çokça eleştirildi, ancak yukarıdaki grafiğe bakıldığında bu bedelin en azından Türkiye'deki tecrübe açısından gerçekçi bir yanının da olduğu rahatça görülüyor. Grafik 1988-2006 ( 11. ay ) itibariyle Türkiye'nin philips eğrisini gösteriyor. Grafiğin işsizlik oranının %10'dan büyük olan bütün verileri 2001 yılı sonrasına ait. Enflasyon mu işsizliği artırdı, yoksa işsizlik mi enflasyonun düşmesine yardımcı oldu bilemiyorum. Ancak 59. Hükümeti sandıkta en çok zorlayacak konu gazate manşetlerine çıkmayan ve ana haber bültenlerine konu olmayan işsizliktir. Makro verilere odaklanan bir piyasada ve hükümetin enflasyon oranını, muhalefetin ise cari açığı tek performans ölçütü olarak değerlendirdiği bir ortamda zaten işsizlik sadece bir sosyal gerçek olmaktan öteye geçemez.
Tarihi: Aralık 8, 2006, 3:14 pm