Chris Argyris yöneticilerin genelde yetkilendirme (delegasyon, güçlendirme değil) konusunda açık fikirli görüşler bildirdiklerini ve kuramsal açıdan sevdikleri, ama uygulamada yetkilendirmeyi sinsice zayıflattıklarını söylemektir. Ayrıca yöneticiler yetkilendirilmiş çalışanlar yetiştirmekte sorumluluklarını da kabul etmektediler. Yetkilendirme sadece yöneticilerin bazı görevleri ve yetkileri astlarına tevdi ederek kendisi için boş zaman oluşturması anlamına gelmez. Çalışanların yetkinliklerinin gelişmesini ve tecrübe kazanmalarına da yardımcı olur. Yöneticilerin görevi sadece işlevsel süreçlere ilişkin yönetsel kararları vermek değil, yönetici adaylarının kendilerini geliştirme fırsatlarını da vermektir.
İster yeniden yapılanmanın söylemlerinde de olsun ister herhangi bir değişim programının icrasında olsun yöneticiler çelişkililer içindedir. Çalışanlara kendilerine iletilen bu çelişkili mesajları "Kendi işini yap, ama sana söylediğimiz biçimde" olarak yorumlarlar. Yöneticiler yetkilendirmeden hoşlansalar bile en iyi bildikleri ve tercih ettikleri emir-komutadır. İnsanların kendi çözüm yöntemlerine olan bağlılığı ve güvenleri, özellikle de yakın zamanda başarılara imza atmış genel müdürlerde zirveye ulaşır. Argyris, örgütlerde yetkilendirmeye en çok genel müdürlerin mani olduklarını ifade etmektedir.
Argyris'e göre aslında çalışanlarda çelişki içindedirler; onlar da yetkilendirmeye heveslidirler. Ama "bana hesap sorulmadığı müddetçe" şeklinde yorumlanabilecek davranışlar içeirsine girerler. Yetkilendirme hakkında övgüler düzüp en çok şikayet eden kesim de yine çalışanlardır.
Abraham Lincoln'nu deyişinden ilhamla; "insanlatın tamamını zaman zaman, kimisini ise her zaman yetkilendirebilirsiniz. Ama insanların tamamını her zaman yetkilendiremezsiniz. Hiç kimse bundan fazlasını beklememelidir.
İster yeniden yapılanmanın söylemlerinde de olsun ister herhangi bir değişim programının icrasında olsun yöneticiler çelişkililer içindedir. Çalışanlara kendilerine iletilen bu çelişkili mesajları "Kendi işini yap, ama sana söylediğimiz biçimde" olarak yorumlarlar. Yöneticiler yetkilendirmeden hoşlansalar bile en iyi bildikleri ve tercih ettikleri emir-komutadır. İnsanların kendi çözüm yöntemlerine olan bağlılığı ve güvenleri, özellikle de yakın zamanda başarılara imza atmış genel müdürlerde zirveye ulaşır. Argyris, örgütlerde yetkilendirmeye en çok genel müdürlerin mani olduklarını ifade etmektedir.
Argyris'e göre aslında çalışanlarda çelişki içindedirler; onlar da yetkilendirmeye heveslidirler. Ama "bana hesap sorulmadığı müddetçe" şeklinde yorumlanabilecek davranışlar içeirsine girerler. Yetkilendirme hakkında övgüler düzüp en çok şikayet eden kesim de yine çalışanlardır.
Abraham Lincoln'nu deyişinden ilhamla; "insanlatın tamamını zaman zaman, kimisini ise her zaman yetkilendirebilirsiniz. Ama insanların tamamını her zaman yetkilendiremezsiniz. Hiç kimse bundan fazlasını beklememelidir.