Ken Thompson Harvard Management Update'de yayınlanan Sanal Takımlar: Siber-Yönetim Sanatı üzerine Taşdevri Görüşleri ismli makaleyi "özellikle mağara adamlarının zamanından kendimize örgüsel takımlarımız için ders çıkarabileceğmiz üç içgüdü var" diyerek kısaca özetlemiş:

1. Amaç işlev ve yapıları şekillendirir. Amaç etrafında sanal takım üyelerinin topladığı kamp ateşidir. Bir amacı, misyonu ve hedefleri olmayan gruplar olabilir, ancak takımlar olamaz.
2. Liderlik, mağara devri toplumlarında sadece hayatta kalmak için biraraya gelen insan sermayesini eldeki göreve göre üyeler arasında dönüp durur. Takımlarda tek lider modeli yüksek baskıya maruz kalan modern sanal takımlarda ortaya çıkacak meydan okumaları karşılamayamaz; paylaşılan (takımda dağıtılan) liderlik anahtar bir rol üstlenir.
3. Sürekli iletişim kimlik ve aidiyet duygusunun gelişimini destekler. Ancak günümüz teknolojilerinin ürettiği iletişim imkanları için aynı şeyi söylemek zor. Çoğu kez teknoloji, yeni takım üyelerinin ikili görüşme yapmasına ihtiyaç kalmadan takım için önemli olan bilgilere ulaşmasını kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle biz enformasyon verimliliğini artırmak adına takım üyeleri arasında güven ortamını geliştirme fırsatlarını birer birer kaçırırız.
Özellikle üçüncü madde çok çarpıcı. İnsanlar ile sohbet edip onlardan aldığı bilgiyi sahada teyit eden kişiler ile, veritabanlardan enformasyon çeken ve geri gönderen kullanıcı üyeler arasındaki farka dikkat çekilmektedir.
Hergün öğrenmekte olduğumuz yeniler, bize birçok eskiyi unutturmaktadır. Eski ama önemli ve etkin. Bir insan için de böyle, insanlık için de böyle. Kentlerde milyonlar içinde, örgütlerde binlerin arasında yalnızlaşan ve hergün güvensizlik hissi derinleşen modern çalışanı (insanı) bir de bu açıdan düşünmek gerek.