Hollywood filmlerinin konuları konjektürle doğrudan ilişkilidir. 300 Spartalıyı da bu çerçevede değerlendirebiliriz. Malum konjektürde en önemli aktörlerden biri İran. 300 Spartalı'nın yeniden çekilmesi konunun orjinalliği yatmadığı gün gibi açık. Ancak bizim konumuz bu değil.

Tarihi filmler hemen her zaman güçlü liderler ve onların liderlik uygulamaları hakkında tam anlamıyla bir görsel şölen sunar. 300 Spartalı'da da durum farksız. Sernayoyu ve gündem ile olan ilişkisini bir kenara koyduğumuzda Leonidas'ın perde arkasında sergilediği liderliği gözlerimiz önüne serilir:
- Birincisi, kuvvetli bir yönetici olmaktır. Leonidas krallığının (şirketin) en iyisidir; çok iyi mızrak ve kılıç kullanır. Ülkesi pek diplomasiden anlamaz o da zaten diplomasiye önem vermez. Her türlü baskı ve siyasal entrikaya rağmen krallığının ve insanlarının (çalışanlarının) en iyi yaptığı (temel yetenek); savaşma becerilerine odaklanır. Ve stratejisini bu beceri üzerine oturtur.
- İkincisi, insanlarının sadakatini tesis eder. Bu sadakati iki kavram üzerine oturtur. Spartalı olmak (grup kimliği), erkek olmak (bireysel kimliği). Kendi "girişiminde" bir tiran değildir, projesinin insanları tarafından sahiplenilmesine çalışır.
- Üçüncüsü konuşmak, birebir yada toplu iletişim kurmak önemlidir. Her dem insanlarının cesaretini ve yiğitliğini hem içeriye hem dışarıya ilan eder. (Öldürülen düşmanlarından duvar inşa eder.)
- Son olarak çok basit bir stratejisi vardır. Ve insanlarına bu stratejiyi bir cümleyle anlatabilmektedir. Stratejisi temel yeteneklerine dayanmaktadır: Dar bir geçitte 1.000.000 ile 300 arasında fark yoktur.