Kriz Sonrası Ekonomik İyileşme, Bir Efsane midir?

Ekonomilerde yaşanan durgunlukların çoğu geçicidir, ekonomiler hemen toparlama eğilimi gösterir. Bu, hemen hemen her günümüzün insanının paylaştığı bir gözlem yada varsayımdır. Ancak Valerie Cerra ve Sweta Chaman Saxena'nın büyüme dinamiğini tartıştığı bu makalede bu varsayımı pek de doğrulamayan bulgulardan bahsedilmektedir. Ve varılan sonuç; çıktılar düştükten sonra, iyileşme eğiliminin önceki büyüme eğiliminin altında kaldığı şeklindedir.


Çok sayıdaki ülkeye ait verileri değerlendiren yazarlar, ekonomik küçülme ve durgunluk sonrası hızlı bir iyileşmenin görülmediğini söylemektedirler. Ortalama olarak kaybolan çıktı artış eğilimleri tekrar kazanılamamaktadır. Savaşlar, krizler ve diğer olumsuz şoklar mutlak sapmalara ve uzun vadede büyümenin gerilemesine neden olur. Oysa yazarlar ekonomik büyümelerle kesin bir uyum gördüklerini ifade etmektedirler. Siyasi ve finansal krizlerin çıktı maliyetlerinin düzeyi ortalama olarak süreklilik arz ettiği görülmektedir. Ayrıca uzun vadede büyümeyi volatileye bağlı olarak olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada kullanılan verilere ait bulguların, büyüme kaynaklarını tanımlamaya yardım edebileceğini ve ekonomik modellerin aynı yapının içinde büyüme ve dalgalanmaları açıklamaya imkan tanıyabileceğini düşünmektedirler.


Yazarlar, mukayeseli ülke regresyonlarının dönüm noktalarının belirleyici faktörlerini maskeleyerek yanlış yönlendirebileceğini söylemektedirler: Şoklar yada politika değişikliklerinin zamanlama kontrolüne ait regresyonların büyüme kaynaklarını açıklamak için daha iyi bir fırsat sunduğunu iddia etmektedirler. Makale ayrıca, siyasi ve finansal krizlerin pahalıya malolan etklerine dikkat çekmektedir:

Krizler negatif yönlü büyüme bölümlerinin yarısına katkıda bulunmaktadır ve tipik olarak ekonomik reformlar yada politik düzenlemeler yapılması eğilimi sağladığına dair hiçbir kanıt da yoktur. Diğer taraftan daha demokratik bir hükümet sistemine geçiş ekonomik durgunluğuna verilen tepkileri güçlendirir.

Aslında yukarıdaki iki grafiği incelendiğimizde makalenin ne anlatmak istediğini rahatça kavrayabiliyorsunuz. Kriz sonrası ekonomilerin hızla iyileştiği görüşleri  Friedman'ın resesyon varsayımına dayanmaktadır. Halbuki yazarlar çalışmalarında elde edilen bulguların Hamilton'ın resesyon varsayımına uymaktadır. İlk grafikte zayıf ekonomilerin yaşadıkları küçülmelerle ivme kaybettiğini ve her geçen gün gelişmiş zengin ekonomilerden uzaklaştığını anlatmaktadır.

Yorum



 
İsim

Eposta

URL


Hatırla?

Yorum


Onay kodu
Onay kodu