Eric Fromm insanın insana ilişkin değerlerden hızla ulaştığını ve bunun insanoğlunun çözmesi gereken önemli bir sorun olduğunu belirtmiştir. Ona göre insanın yaptığı makine, kendi programını yapmaya başlamış ve insanı da bu programın bir parçası olan nesne (yada başka bir makine) olarak programına yerleştirmiştir. İnsanoğlu kendi yarattığı deve yem olmaktadır. En hafif ifadeyle eser müellifinin üstüne koca bir çizgi çekmektedir.
Makineler insalara nasıl hareket etmelerini nasıl düşünmeleri gerektiğini söylemektedirler. Sonuç olarak insan insana yabancılaşmaktadır. Yabancılaşmış insan kendisini kendi dünyasının merkezi olarak görmemekte, kendi ürettiği eylem ve başardığı sonuçlara tapmakta ve onları efendisi olarak görmektedir.
Yabancılaşma insanın işiyle, tükettiği nesnelerle, diğer kişilerle ve daha vahimi kendisiyle olan ilişkilerini çarpıtmaktadır. Esasında bu klasik görüşün geliştirdiği makine insan modelinin hazin durumunu ortaya koyan psikolojik analizinden başka bir şey değildir.
Makineler insalara nasıl hareket etmelerini nasıl düşünmeleri gerektiğini söylemektedirler. Sonuç olarak insan insana yabancılaşmaktadır. Yabancılaşmış insan kendisini kendi dünyasının merkezi olarak görmemekte, kendi ürettiği eylem ve başardığı sonuçlara tapmakta ve onları efendisi olarak görmektedir.
Yabancılaşma insanın işiyle, tükettiği nesnelerle, diğer kişilerle ve daha vahimi kendisiyle olan ilişkilerini çarpıtmaktadır. Esasında bu klasik görüşün geliştirdiği makine insan modelinin hazin durumunu ortaya koyan psikolojik analizinden başka bir şey değildir.