Halk Bankasının özelliştirilme süreci yaklaştıkça bankacılık sektöründeki yabancıların payı ve gelecekteki olası etkileri üzerine tartışmalarda artıyor. Özellikle yeni ve eski bürokratların, ekonomistlerin bankacılık sektöründeki yabancı payının hızla artmasından ve ciddi piyasa yapıcısı haline gelmesinden endişeleri var. Bu konuya ilişkin geçenlerde yayınlanan bir haberde Tevfik Bilgin'in "Avrupa'da bankacılık sektörüne yönelik yabancı payı sınırlaması olmamasına karşın nedense yabancı paylar artmıyor." dediği yazıyor. Bu sözün üzerine İtalya'da bir yerel bankanın Hollandalı bankaya satışını İtalyan Merkez Bankası Başkanı'nın engellediğini okumanız da tuzu biberi oluyor. Avrupa Birliği'nin çömezlerin de bankacılık sektöründe yabancı payları (AB idealine göre bu yabancı payı anlamsızlaşıyor. Yabancı AB'nin dışı anlamına gelmeli.) %90'larda. Sadece Polonya'da %70'ler civarında. Şimdilik gözler Halk Bankasının özelleştirilmesine çevrilmiş durumda.

Acaba Merkez Bankamızı satışa çıkarsak talibi olur mu? Böylelikle tartışmalara da bir son verilmiş olurdu. Ayrıca bu bize koymaz da. Ne de olsa senelerce Osmanlı Bankası gibi yabancı sermayeli bir banka ülkemizde Merkez Bankası görevini üstlenmiş.
Not: Tablolar Aksiyon Dergisinin 20.11.2006 tarihli sayısından alınmıştır.