Türkiye'nin dış ticaret ve cari açığından şikayet etmeyen yok gibidir. Türkiye'de cari açığın kaynağı dış ticaret açığıdır. İthalatımız ihracatımızdan hemen hemen her zaman daha büyüktür. İthalatımızın büyük kısmını ise ara malları oluşturur. Tüketim malları ithalatının dış ticaret açığı üzerindeki etkisi öyle zannedildiği gibi büyük değildir. Yani dış ticaret açığını büyüten asıl sebep lüks ve yabancı ürün merakımız değil.

Şekil 1: Türkiye'nin 2005-2006 Dış Ticaret Dengesi Karşılaştırması
Peki nedir bu ara mallar? Her türlü hammadde ve yarı mamül ara mallar grubuna girer. Tüketim mallarının dışında bir de makine, techizat vb. malların yer aldığı sermaye malları var. 2000 yılından itibaren ithalatın seyri incelendiğinde sermaye malları ithalatının %22'den %16'ya gerilediği, buna mukabil ara mallarının %66'dan %72'ye yükseldiği görülüyor. 2006 yılı için her 100 USD'lik ithalatın 72 USD'si ara malları için. Bu durumda petrol fiyatlarının da payı yüksek. Irak'ın işgalinden sonra hızla yükselen petrol fiyatlarının Türkiye'ye faturası yüksek oldu.
Tabi tek sebep petrol fiyatları değil. Her türlü hammadde ve yarı mamülü ithal etme çabalarımız da ithalatı artıran bir diğer sebep. Ben ithal etmesem başkası edecek diyerek ithal edilen birçok ham madde ve yarı mamül var. Halbuki bu ürünlerden kat be kat üstün yerli ürünler iç piyasada zaten mevcut. Özellikle fiyat rekabeti için getirilen bu ara malları bu çerçevede düşünebiliriz.

Şekil 2: Türkiye'nin Mal Gruplarına göre İthalatı
Ama dış ticaret açığında asıl önemli olan ihracat mallarının düşük katma değeridir. Türkiye'nin en önemli sorunu katma değer üretme becerisini geliştirememesidir. Sadece ihracat malları için değil, iç piyasa malları için de durum aynıdır. Mesele sadece yeni markalar yaratmak değil, yeni pazarlar ve pazar bölümleri de yaratabilmek.
Üretim yapmak için ithalat yapıyoruz. Üretim ne kadar büyürse ithalat da o kadar büyüyor. Ve bu durum finansmanı imkansız bir dış ticaret açığına kadar böyle devam ediyor. Sonra piyasa düzeltme yapıyor. Aynı döngü yeniden başlıyor. Türkiye'de hammadde üretimi ve yan sanayi desteklenip teşvik edilmedikçe, katma değeri yüksek ihracat mamülleri üretimi yapılmadıkça bu döngü daha uzun bir süre devam edecek gibi görünüyor.
Çünkü sorunun kaynağı tüketim davranışlarımız değil, üretim davranışlarımız.
İthalat Verileri için Kaynak: TUİK
Tarihi: Şubat 25, 2007, 4:04 am
ithalat ara ürün ağırlıklı ise ve mamul hali ihraç edilmiyorsa bu ithalat benim için ara ürün değil sermaye malıdır.
mantığıma göre bir ürün ihraç edilmek için üretilirken kullanılan hammadde ithal olsa bile bu durum ticaret dengesini ihracat lehine etkilemelidir.mesela;elmas ithalatına %sıfır vergi uygulanmakta.çünkü ara ürün olarak elmas eninde sonunda %90 oranında (farazi rakam-atıyorum yani) yurtdışına çıkacak.üstelik de katma değeri yüksek şekilde.
yani elmas benim için ara üründür.
ama bir mal eğer yurtiçinde tüketilecek bir mamul için ithal ediliyorsa bunu ithalat dengesinde tüketim malı olarak değerlendirmenin daha doğru olacağını düşünmekteyim..