Almanlar da ekonomik sebeplerden ötürü göç ediyormuş. Ve bu eğilim 2005 itibariyle Alman entellektüellerini rahatsız edecek düzeye gelmiş. II. Dünya harbinden sonra İlk defa Alman göçmen sayısı Almanya'ya geri dönen Almanların sayısını geçmiş. New York Times' a göre sebep tamamen ekonomik şartlar: Artan işsizlik, yüksek vergiler, boğucu bürokrasi, aşırı rekabetin yaşandığı emek piyasası vb...

Göçenler kim diye bakıldığında listenin başında doktorlar, mühendisler, mimarlar ve bilim adamları geliyor. Göç Araştırmaları ve Kültürlerarası İnceleme Enstitüsü profesörlerinde Klaus Bade bu durumu "çok gülünç ve saçma" olarak değerlendiriyor: "Biz Batıya en iyi iş gücünü gönderirken Doğudan traktör sürücüleri ve çiftlik işçileri alıyoruz" diyor. Ekonomik yarışın had safhaya ulaştığı böyle bir dönemde en çok ihtiyaç duyulan eğitimli ve başarılı Alman profesyonellerin ülkeden ayrılması Almanya'da endişe yaratıyor. Göç tam anlamıyla bir beyin göçü. Beyin göçünde önemli olan göçenlerin sayısı değil, niteliği. 15-20 yıl gibi çok yakın bir gelecekte yetenekli ve nitelikli insanlara olan ihtiyacın büyük sorunlar doğuracağı konusunda hem fikirler.

Almanya'nın bu tedirgin edici tecrübesini iyi düşünmek gerekiyor. Kapitalist piyasaların ulusal devletlerin vatandaşlarına yüklediği sorumluluk özellikle nitelikli iş gücünü kaybetle karşı karşıya bırakıyor. ABD gibi beyin göçünün cazibe merkezi olduğu bir ülke ile, Almanya gibi beyin göçünden muzdarip bir ülkenin tecrübelerinin iyi bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyor.
Uzağa gitmeye gerek yok. Daha 80'lerin sonuna kadar Türk göçmenlerin niteliği genel olarak Bade'nin "traktör sürücüsü ve çiftlik işçisi" dediği nitelikteydi. Ama 90'lardan sonra durum değişti. Bugün sadece yurt dışında okuyan Türk öğrenci sayısının 100.000'i geçtiği söyleniyor. Beyin göçü için acilen tedbir almamız gerekiyor.
Grafikler için Kaynak
Tarihi: Ekim 26, 2008, 1:46 pm