Yeni Ortadoğu ve Kaybeden Türkiye

Ortadoğunun Mevcut Haritası

I. Dünya Harbi sonrası İngiliz cetveliyle çizilen Ortadoğu haritasının miadını doldurduğu A.B.D. başkanı Rice alenen açıklamış ve Yeni Ortadoğu'nun sınırlarının belirlenmesi gerektiğini belirtmişti. Lübnan'a İsrail'in saldırılarının başladığı bir döneme tevafuk eden bu konuşma öncesi Ralph Peters'in Silahlı Kuvvetler Dergisinde yayınlanan "How a better Middle East would look" isimli makalede bu durumu çok net bir şekilde ortaya koymuştu. Makalenin vardığı sonuç Yeni Ortadoğunun mevcut 22 bölge ülkesinin rejimleriyle birlikte sınırlarının A.B.D.'nin bölge siyasetine göre yeniden belirlenmesi gerektiğidir.

Zaten önce Afganistan sonra Irak ile başlayan Ortadoğu'nun siyasal mimarisi Lübnan ile yeni bir boyut kazanmaktadır. İsrail'in de kah mimar kah taşeron olarak katılacağı bu süreçte makaleye göre bazı ülkeler kazanacak bazı ülkeler kaybedecektir.

Ne hikmetse Türkiye'nin müttefikleri tarafından hazırlanan bu yeni coğrafya'da Türkiye kaybedenler arasında zikrediyordu. Türkiye'nin de askeri taşeronluğuna müracat eden bu süreçte AKP'nin Erdoğan'ın dilinde hayat bulan ufuksuz dünya görüşü en hafif ifadeyle bazı safdilleri bu eski Osmanlı coğrafyasının lider gücü olacağı zehabına kapılmalarına neden oluyor.

Yeni Ortadoğu için Müttefik ABDnin öngördüğü Harita

Türkiye'nin bu planda bulabileceği en iyi rol, iğdiş edilmiş ve haremine kul edilmiş bir şark kurnazının düştüğü durumdan öteye gidemez.

Ayrıca Yeni Ortadoğu haritasında dikkatimi çeken bir nokta var. O da sözde büyük kürdistanın Karadeniz kıyılarına ulaşması ve Türkiyenin Doğu ile arasına tam ve pürüzsüz bir perde çekmesi. Daha önce de çok sayıda haritalar gördük ama içlerinden Karadenize kadar ulaşanını görmemiştik.

Anlaşılan bütün enerji kaynakları ve hatlarının kontrolü daha kolay bir kuklada kalması gerektiği inancı pekişmiş. Geçenlerde Gürcistan, Azerbaycan ve Türkiye'nin görkemli bir açılışla hizmete geçirdiği Bakü-Ceyhan hattı da büyük kürdistanın içinde kalıyor.

Türkiye hangi seçimi yaparsa yapsın zaten kaybedecektir. Makale her ne kadar bir kazananlar listesi verse de, emperyalizmin literatürde kazanmak sadece birinin kazandığı diğer herkesin kaybettiği bir durumu ifade eder. Kazanmak ancak biri dışında herkesin kaybettiği bir durumdur.

Yorum

Yazan: pasternak  
Tarihi: Ağustos 21, 2006, 6:11 pm
ingilizlerin,yüzyılın başında çöl araplarına (bedeviler-vehhabiler) kurdurduğu mini arap ülkelerinden,şehirli arapların (Baas partisinin kökleri) yıkamadığı birkaç tane devlet kaldı (Suudi arabistan,körfez krallıkları,ürdün) osmanlıyı sırtından vurarak elde ettikleri topraklarda ne huzur buldular,ne de ugruna hamilerini sattıkları değerler kaldı ellerinde.Suudi Krali abdullah,Laden'in hemşehrisi olması nedeniyle ABD kızmasın diye Laden ve el kaide'yi şeytan ilan etti..Ürdündekinin zaten sesi çıkmıyor.
Şimdi tepelerine İsrail bombaları yağarken,merak ediyorum da kasap dedikleri Cemal Paşayı anıyorlar mı?? Osmanlı'yı sırtından vurdu diye astırdığı 13-14 arap milliyetçisi için hala beddua edilen Cemal Paşa'nın suçu neydi? Sina Çölünü aşmak gibi bir deliliğe namı yürüsün diye mi atılmıştı??
Aah ah,bu araplara müstehak ya,zalim olan israil olmasa...
eski ahit'te kadın,cocuk deve eşek ayırt edilmeden katledilmesi emredilen (iddiaları böyle) 7 kenan kavmi kurumuş ama israil nedense bunu emir telakki etmiş, savaş ahlakından bihaber olarak kadın çocuk dinlemeden kan döküyor...Kur-an'ı Kerim'de tasvir edilen israiloğulları..aynen bu. Hayber Kalesine sığınan ben-i israil aynen bu...tekerrür dehşete düşürüyor insanı....
Yazan: nemesis  
Tarihi: Ağustos 26, 2006, 6:13 pm
Kral Abdullah ABD'nin baş taşeronu olduğunu cümle alem biliyor. Zaten Suudi Yönetimin Vahabi geleneğindenm gelmesi bu işbirliği daha da kolaylaştırmak. Osmanlı'yı bölgede sıkıntıya sokanların başındakiler de ilk Vahabilerdendi.

Ürdün de Sünni Yönetim siyasal gelecekleri nediyle sus pus otuyor. Sadece arada bir insani kaygıları bahane edip ateşkes istiyor. Oxford mezunu bir Arap Kralı olarak verebileceği tepkiler zaten sınırlı.

İşin ilginç tarafı Irak'ta Sünniler direnirken, Lübnan da Şiilerin direnmesi ve Sünnilerden ses soluk alınanaması. Mukteda el-Sadr dışında Irak'ta kılını kıpırtadan bir tek Şii Lider kalmadı ki onu da pasifize etmek için kara üniformalı katilleri Sünni mahallelerine saldılar.

Ortadoğu'nun mevcut siyasal ve sosyal zemininde ciddi bir çatırdama var. Ve en ilginç olanı bu çözülmenin homojen olmaması. Lübnan da Şiiler direnirken, Irak'ta Sünniler direniyor. Şiileri destekleyen Sünni ve gayrimüslim bölge halklarının yönetimlerinin aksine her gün desteklerini artırmaları yakında bölge ülkelerinde halklar ile yönetimlerini karşı karşıya getirebilir.
Yazan:  
Tarihi: Ocak 23, 2009, 8:21 pm
butun bu harıtalar batı yanı medenıyetın besıgı ınsan haklarının yegane savubucuları tarafından bız afedersınız ama onların gozunde ınsan olarak bıle degerımız olmayan bızler sadece uygulamakla yukumluymusuz gıbı gosterılmekde ben soruyorum sıze ya neden hala bızler ınsan hakkı denılen sacma ve bır okadar mantıksız kavramın arkasında kosturmasya ve avrupalılara yalakalık yapmaya devam etmekdeyız ben bunu anlamıyorum ben ırkcı dusunceye sahıp bır ınsanım umrumda degıl benden olmayanın yasaması ve ben sahsen ınsanlar kardesdır sozune ınanmıyorum benı tıksındırmekde bu soz ben Türkden baska ınsanı ınsan olarak gormuyorum sızlerde artık uyanın
bence avrupa bızı bıtırmeden bız avrupayı bıtırmelıyız nasılmı turkıyeden gecen uyusdurucuyu avrupaya gecıslerını kolaylasdırarak avrupada var olan terorızmı kıskırtarak ve elımızden ne gelıyorsa onların gelecegı olan nesıllerını bıtırtmek ıcın calısmalıyız bıyolojık kımyasal sılahları Turkıyeden gıden urunlerle bırlıkde yanı gıda tekstıl gıbı urunlerle avrupalının cancekıserek olmesını saglayarak bana sen sadıstmısın dıyenlerınız olacak evet Turk olamayanın yasam hakkı olmadıgına ınanın bır ınsanım ama bırakın artık kardeslık ınsan hakları safsatalarını bırkakın herkez kardesce yasamalı sacmalıklarını TANRI TURKU KORUSUN VE YUCELTSIN


 
İsim

Eposta

URL


Hatırla?

Yorum


Onay kodu
Onay kodu