Tom'un Odun Sandığı

"Bir baba, bir sabah annesinin odun sandığını doldurmayı reddeden oğluna 'Tom' dedi. 'Senin, gidip annene odun getirmekten mutluluk duyacağını biliyorum. ' Tom bir kelime bile söylemeden gitti'. Niçin? Çünkü babası açık bir biçimde, ondan doğru olan bir şey yapmasını beklediğini göstermişti. Oysa, böyle değil de, örneğin şöyle bir şey söyleseydi; istediğini yaptıramayacaktı ve eminim odun sandığı yine boş kalacaktı: 'Tom bu sabah annene söylediklerini duydum ve senden utandım. Hemen git ve şu odun sandığını doldur!"

Rahip, tekrar tekrar bu satırları ve diğerlerini okudu:

"İnsanlar cesaretlendirilmeyi beklerler. Onlara özgü olan direnme güçleri zayıflatılmamalı, bilakis güçlendirilmelidir. Bir insanın devamlı olarak yetersizliklerini yüzüne vurmaktansa; ona meziyetlerini, yeteneklerini söylemelidir. Onu kötü huylanndan kurtarmaya çalışın. Ona gerçek benliğini; iyi yönlerini tanıtın. Böylece onu kazanırsınız. Güzel, iyiliksever ve ümitli bir kişilik bulaşıcıdır. Bir kişide bulunan bu nitelikler, bütün kasabaya da geçebilir. İnsanlar kafalarında ve kalplerinde olanları yayarlar... Eğer bir kişi iyi niyetli ve yumuşak başlıysa, eninde sonunda komşusu da ona benzeyecektir. Fakat o birey, kaş çatar ve surat asarsa, komşusu da buna fazlasıyla karşılık verecektir... Eğer kötülük arar ve bunu beklerseniz, kötülük bulursunuz. İyilik bulacağınızı bilirseniz, iyiliğe kavuşursunuz... Oğlunuz Tom'a odun sandığını doldurmaktan memnun olacağını bildiğinizi söyleyin. Göreceksiniz ilgi ve istekle o, işe başlayacaktır."

Rahip... hafifçe mırıldandı;

"Tanrı bana yardım edecek, başaracağım! Tanıdığım bütün Tom'lara odun sandıklarını doldurmaktan mutluluk duyacaklarını bildiğimi söyleyeceğim. Onlara görevler vereceğim. Öyle meşgul olacaklar ve yaptıklarından öyle memnunluk duyacaklar ki, komşularının odun sandıklarına bakmaya bile vakitleri olmayacak!"

Polyanna

Yorum



 
İsim

Eposta

URL


Hatırla?

Yorum


Onay kodu
Onay kodu