Çalışma Bakanlığı tarafından geliştirilen Kayıtdışı İstihdamla Mücadele Projesine ilişkin olarak yayınlanan genelgede kayıtdışı istihdamın devlete maliyetinin brüt vergi gelirleri açısından 17 Milyar YTL olduğu belirtiliyor. Yapılan hesaba göre kayıtdışı istihdam toplam işgücü içerisinde %50 gibi çok yüksek bir orana sahip. Bu orandan yola çıkılınca 17 Milyar YTL gibi büyük bir kayıp ortaya çıkıyor.
Tabi bu hesaplar cari vergi oranlarından hesaplanıyor. Bu nedenledir ki bu maliyet sadece devletin üstlendiği bir maliyet değil. Kamu maliyesinde ülkemizin en önemli özelliklerinden biri de kaçak yada kayıtdışı mükelleflerden tahsil edilemeyen gelirlerin kayıt altında tam beyanda bulunan mükelleflere rahatça yansıtılabilmesidir. Sadece vergide değil, elektrik ve su gibi kamu hizmetlerindeki kaçak ve kayıplar da borcunu ödeyen vatandaşlara ödettiriliyor. Muhtemelen bu 17 Milyar YTL'nin önemli bir kısmı da fiili olarak vergi oranlarına yansıtılmıştır. Aslında bu maliyet kayıttiçi vatandaşın yüklendiği bir maliyettir.
Kayıtdışı istihdamda işverenin payı çok. Her türlü vergiyi vermekten imtina eden işverenler var. Bu durumda net ücretini yükseltmek için yada pazarlık gücü zayıf olduğu için kerhen rıza gösteren işçinin de payı elbette azımsanacak durumda değil. Ancak temel sebeplerin arkasında devlet, işveren ve işçi üçlüsünün iktisadi faliyetlerde ahlaki zemini kaybetmesinden kaynaklanıyor. Devlet vatandaşından; işveren ve işçiden kaçamayacağı alanlarda yüklü vergiler alıyor, nedeni malum doğrudan gelir vergisi alamadığı için. Örneğin iletişim ve akaryakıttaki vergiler buna bir örnektir. İşveren ve işçi de devletten en kolay hangi alanda vergi kaçırabilecekse ona mürcaat ediyor. Örneğin kurumlar ve gelir vergisi, kaçak su ve elektrik kullanımı gibi. Her iki tutum birbirini besliyor ve bugün yaşadığımız sıkıntılı bir işçi, işveren ve devlet ilişksi ortaya çıkarıyor.
Tabi bu ilişkiler üzerinde maliye politikaları, sosyo-ekonomik durum, eğitim gibi birçok unsurun etkisi vardır. Ancak konunun özünün bu üç grubun karşılıklı olarak benimsedikleri tutumdur. Artık bu davranış biçimleri birer tutum haline gelmiş ve alanda görülmektedir. Asıl sorun kaybedilen 17 Milyar YTL'lik vergi geliri değil, ahlaki zeminini kaybetmiş sosyo-ekonomik bir hayatı kendine layık gören biriysel ve kurumsal zihniyettir.