Üniversitelerimizdeki Eğitim Kalitesi

Şangai Jiao Tong Üniversitesi dünya genelinde üniversiteleri akademik performanslarına göre mukayeseli olarak sıralamış. İlk yirmi üniversitenin 17'sii Amerikan, ikisi İngiliz biri de Japon üniversitesi.

Haberi okuyunca listeyi aradım buldum. Biraz inceledim: 500 üniversitenin 3'te biri (167 adet) Amerikan üniversitesi. Toplam 33 ülkeden (Çin'in Tayvan ve Hong Kong'daki üniversiteleri ile 35 ülke) üniverisite var. Listede Mısır, Şili, Hindistan Polonya gibi ülkelerin de üniversiteleri var. Ancak Türkiye'den bir tane bile üniversite yok.

Åžangai Jiao Tong kimdir, üniversitelerin performans ölçümündeki yetkinliÄŸi (İnceleme Ã¶lçütlerine bakıldığında nobel ödülü alan akademisyen sayısı, akademik yayın sayısı, tam zamanlı çalışan akademisyen sayısı gibi ölçütler kullanmışlar.) nedir bilemiyorum. Ancak AB'nin de eÄŸitim kalitesi ile ilgili raporunda da üniversitelerimizin Angola üniversitelerinin kalitesini yakalayamadığı belirtiliyordu. En azından iki rapor birbiri teyit eder durumda.

Bizim üniversitelerimiz neden bu durumda? Neden listede Mısır ve Åžili üniversiteleri varken bizim üniversitelerimiz yok? Gerçi bu soru eÄŸitim ile alakalı ama verilebilecek cevapların çok azı eÄŸitim ile alakalı. Ã–rneÄŸin şöyle söyleyeyim YÖK BaÅŸkanın açıklamalarını ve gündemlerini, Rektörlerimizin gündemlerini ve eÄŸitim ile sorumlu Hükümet görevlilerinin açıklamalarını ve gündemlerinin son 10 yıllık seyrini bir düşünün.Yök BaÅŸkanları son 10 yılda meclis dışı muhalefet yada zinde silahsız kuvvetlerinin yöneticileri gibi hareket ediyor. Hepsi birer siyasetçi sorumluÄŸu taşıyor, vakit buldukça da üniversitelerin idari iÅŸleriyle ilgileniyorlar. Azı müstesna Rektörlerimiz de bu silahsız kuvvetlerimizin birer neferi. SavaÅŸmaktan vakit bulabilirlerse üniversiteler ve eÄŸitim ile ilgilenebiliyor. Hükümetler de onları aratmıyor. Olan üniversitelerin gerçekten deÄŸerli hocalarına ve öğrencilerine oluyor. Okullardan birkaç yılda birkaç kitap okumuÅŸ ve basit bir iki yöntemi öğrenmiÅŸ gençler mezun oluyor.

Bu kimin umrunda. Her zaman kendi içinden çıkan hainlerden kurtarılmayı bekleyen bir ülke, Türkiye var! 1000 yıl da olsa kurtarılacak bir ülkemiz var. Varsın üniversiteler de kapak olmasın!

Yorum

Yazan:   www
Tarihi: Kasım 10, 2006, 5:54 am
Birçok üniversitemizle 'gecekondu' diye dalga geçildiğini, bunlara ancak 'yüksek lise' denebileceğini biliyorsunuz.Oysa daha altmışlı yıllarda, Memet Fuat'ın çıkardığı o ünlü Yeni Dergi'de bir yazı hatırlarım, 'Üniversitelerimizin Akademik İçyüzü'... Adını kırk yıl sonra çıkaramadığım yazar, uluslararası toplantılarda, yabancı üniversitelerin herhangi bir asistanının bile bizim nice doçentimizi ve profesörümüzü katlayıp kenara koyduğunu örnekleriyle anlatıyor, acı acı yakınıyordu...

Birçok üniversitemiz, tıpkı birçok ilimize gereksiz yere kurulan ve pistinde ineklerin otladığı havaalanlarımıza döndü. Bu şekilleriyle ancak ana babaların ve çocukların kendilerini kandırmalarına yarıyorlar, bir de 'askerlikten dört yıl tecil' durumlarına tabii... (Bazı kızlarımız üniversiteye koca bulmak için gidiyor, deyince de kızlar bozuluyorlar... Oysa kendi dönemimden kaç örnek gösterebilirim... Evlenip iki de çocuk doğurunca dört yıl, beş yıl eğitim de, harcanan para da çöpe gidiyor)... Erkekler erkek oldukları için iş bulup çalışmakla yükümlüler, o zaman da ortaya Fransız edebiyatını bilen seyyar köfteciler, polimer kimyasından anlayan taksi şoförleri falan çıkıyor...

Neyse, ben zırdeliyim, konuşurum öyle... Aldırmayınız.Fakat şu kepazeliğin hesabını da kim verecekse versin bakalım: Üniversite öğrencilerinin üçte biri 'töre için cinayet işlerim demiş.Otuz üniversitede anket yapmışlar ( Fransa'da otuz üniversite var mı? ) Genelinde yarıdan fazla, 'doğuya gittikçe' oran artıyor, fakat anlı şanlı Boğaziçi'nde bile yüzde üç buçuk, anlı şanlı Bilkent'te bile yüzde altı buçuk 'potansiyel töre katili' var! ( Benim dönemimde Boğaziçi'nde serseri çoktu ama hayvan yoktu. )

Ayrıca, öğrencilerin yarıdan fazlası, kızların bekaretlerini evleninceye kadar korumaları gerektiğini düşünüyormuş.Yarıya yakını da, evlenmeden birlikte yaşamaya karşı.Hem kurtlanacaksın kantinde anfide falan, hem de içini çekip yutkunacaksın, bu tür ilişkilere karşısın çünkü...Hadi sen ön dört numarada Havalı Deniz'e gidip oyalanırsın da, kızlar ne halt edecekler? Bir halt ederlerse öldürüyorsunuz çünkü...Ve o doktor, sonra aile meclisinin kararıyla, bir oğlanla pastanede elele otururken görülmüş amcasının kızını telle boğacak.İyi. Eskiden yalnızca 'diplomalı cahillerimiz' vardı, şimdi artık 'diplomalı katillerimiz' de oluşuyor....Engin Ardıç

http://www.gaykedi.blogspot.com/


 
İsim

Eposta

URL


Hatırla?

Yorum


Onay kodu
Onay kodu