Webometrics: Üniversitelerin İnternet Bazlı Performansı

Acaba üniverisitelerin internet üzerinde sergilediği performans ne düzeydedir? Üniversitelerin akademik çalışma performansını yada eğitim kalitesini ölçmeye çalışan bir çok değerlendirme yöntemi var. Burada ve burada Türk üniversitelerin akademik performansları hakkında bilgi vermiştik. Peki üniversitelerin internetteki performansları ne düzeydedir? Bu sorunun önemine inanan İspanyol araştırmacılar Webometrics diye adlandırdıkları bir yöntem geliştirmişler. Amaçları dünya üniversitelerinin internet üzerindeki mukayeseli performanslarını ölçmek. İnternet üzerinde performansı yüksek çıkacak üniversitelerin inter dışı performanslarının yüksek olacağına inanıyorlar.

Webometrics sıralamasına göre İlk 1000 üniversitenin bölgesel dağılımı

(İlk 100 içinde ABD'nin oldukça gerisinde kalan Avrupa'nın, ilk 1000 içinde ABD'yi yakaladığı görülüyor. - Grafikte her ne kadar Kuzey Amerika ifadesi kullanılıyor olsa da fiilen ABD ve kısmen Kanada kastediliyor.- )


Webometrics'te kullanılan ölçütler dört ana grupta toplanıyor:

  • Ölçek (Ö): Google, Yahoo, Live Search ve Exalead arama motorlarındaki üniversiteye ait sayfaların sayısını ifade etmektedir.
  • Görünürlük (G): Üniversite sitesine yapılan benzersiz dış bağlantıların toplam sayısını ifade eder.
  • Dosya Zenginliği (DZ): Sitede yayımlanan Adobe Acrobat (.pdf), Adobe PostScript (.ps), Microsoft Word (.doc) ve Microsoft Powerpoint (.ppt) dosyalarının toplam sayısını ifade eder. Webometrics sadece bu dört dosya türünün sayımını yapar.
  • Yayın (Y): Google Scholar'da yer alan makaleleri ve her akademik alana ait yayınların aldığı referansların (iktibasların) sayısını ifade eder.
Bu dört ölçüte ait değerler aşağıdaki denkleme farklı ağırlıklarla yerleştirilir ve nihai performans değeri hesaplanır:

Webometrics Sırası = (4*G-sırası)+(2*Ö-sırası)+(1*DZ-sırası)+(1*Y-Sırası)

Şimdi geldi Webometrics'e göre üniversitelerimizin performanslarına. Acaba Türk üniversiteleri ağda nasıl bir performans sergilemiş? İşte Türk üniversitelerinin Avrupa ve Dünya sıralamaları. İnternet dışında olduğumuz gibi internette de üniversitelerimizin performansı pek tatmin edici değil:


Avrupa  Dünya  Üniversite                                 Ö      G        DZ        Y
Sır.         Sır.
------     -----      ------------------------------                 ----     ----     ----      ----
172        415        Bilkent Üniversitesi                  263    661     357      391
188        445        Ortadoğu Teknik Üniversitesi    454    655     381     254
242        585        Boğaziçi Üniversitesi                914    594     541     656  
299        722        İstanbul Teknik                       829    934     586     628  
376        925        Ankara Üniversitesi                 909   1191     993     786  
389        959        Hacettepe Üniversitesi            832   1305   1049     734  
404      1002        Ege Üniversitesi                    1231   1261     908     665  
441      1111        Anadolu Üniversitesi              1405   1070   1997   1005  
500      1271        Gazi Üniversitesi                    1861   1509   1107     473  


Tanımlama Becerisine Karşı Ayırt Edebilme Becerisi

Yapmış olduğum bir bilimsel araştırma yok ama 23 yıllık öğrencilik tecrübüme dayanarak iddia ediyorum ki eğitim sistemini, öğrenci yetiştirme programlarını, mesleki yönlendirme politikalarını Türkiye kadar değiştiren ikinci bir ülke yoktur. Her ne kadar ilgili bakanlığın ismi "Milli" ibaresi taşısa da bugüne kadar kadrolarında yer alan sözde akiller meclisinin kurtsuz, uçurumsuz düz bir mezrada üç beş koyunu bile güdebileceğine inanmıyorum. Bırakın milli olmayı çal adamı bile olamazlar. Eğer bu beceriyi gösterebilecek bir melekeye sahip iseler mevcut durum için kasıt aramak gerekir ki bu kasıtın maksatını en iyi tarif edecek kelime ihanettir.

Bu kadar sert görünen girizgahın sebebi son birkaç yıldır çevremde gördüğüm gençlerin; orta öğretim ve lise düzeyindeki öğrencilerin, hatta üniversite öğrencilerinin kendini ifade etmede yaşadıkları sorunu müşahade etmiş olmamdır. Gençlerimiz düşünmek ve üretmek istemiyor. Aramak ve bulmak istiyor. Tanımlamak istemiyor, ayırt etmek istiyor.

Bu tespiti sadece öğrenciler için yapmıyorum. İşe alım için yapılan mülakatlarda ve iş amacı ile görüştüğüm öğrenci olmayan genç kesim için de yapıyorum. İnsanımız, özellikle de üniversite mezunlarımız bir olguyu, bir olayı tanımlamakta zorluk çekiyor. Kendilerine bir soru sorulduğunda ya okul sıralarında ezberlediği ders notlarını yada son zamanlarda okuduğu kitaplardan ilgili pasajları hatırlayıp söylemeye çalışıyor. İktisat mezunu olup bilançoyu tanımlayamayan yada iki değişkeni söylendiği halde philips eğirisini anlatamayan gençler gördüm. Heyecan değildi dillerini dolayan, kavramlaştırılmamış olgulardı. Daha önce pek fazla kavramlaştırma yapmamış, kendi ürettiği kavramlarla tanımlama yapmamış, kendi tanımları ile öyküleme yapmamış bir nesilden bahsediyorum burada. Lütfen hemen istisnalardan söz açmayın. Genel görünüm ortada, yerel bazı farklılıklara rastlamak elbette mümkün.  

Ancak şaşırtıcı olan bir gerçek var; aynı gençlerin önce milyonlarca, sonra binlerce kişinin arasından en az 5-10 safhada (OKS, LDS, ÖSS-ÖSYS, LES, KPSS, KPDS-TOEFL, işe girişte girilen personel adayı seçme sınavları vb...) gerçekleşen "çoktan seçmeli" sınavlar ile aramıza gelmiş olmalarıdır. Bu gençleri "başarılı kılan" 4 yada 5 ifadeden birinin diğerinden hızlı bir şekilde ayırt edebilme becerisidir. Yani başkalarınca tanımlanmışlar arasında en uygun olanı seçebilmek başarılarının en önemli kaynaklarından biridir. Doğru cevabı, diğer ifadeyle istanen cevabı en kısa sürede diğerlerinden ayırt edebilme becerisine sahip olmaktır. Bu sonuca ulaşabilmek için 10-15 yıl boyunca ayırt edici özellikler taşıyan tümceler, parçalar, şekiller yada semboller öğrenilir. Hatta uzmanları kendilerince kısa yollar geliştirir, kendilerine ait yöntemler kullanırlar.

Bunun süreç sonucunda ortaya cüz üzerine uzmanlaşmış küllden bihaber ayırtediciler yetişir. Zaten bu gençler de kendilerine, hayatlarının bir parçasında ötekilerden ayırt edebilecek bir düzen kurarlar. Ama bütünde kaybeden, genelden uzaklaşan bir nesil ortaya çıkar. Onlarla iletişim kurmanın en güzel yolu mesajlarınızı çoktan seçmeli olarak göndermenizdir. Bu konuda çok ciddiyim. Talimatları şıklar ile anlatmalı ve onlardan beklediklerinizi ayırt edebilecekleri ifadelerle tarif etmelisiniz.

Yani talimatlarınız sadece istenen doğruları değil, olası yanlışları da göstermelidir. Ve kesinlikle tecrübe etmeden özdenetime sahip takımlar kurmamalısınız. Asla yolu göstermemeli, yolu çizmeli hatta yolun sapaklarını da belirtmelisiniz

Bir sınav sistemi bir toplumun kaderi üzerinde bu kadar mı tahakküm kurar? Sizce bu çok mübağlalı bir anlatım mı? Pireyi deve yapmak mı?



Üniversitelerimizin Bilimsel Yayın Performansı

YÖK üniversitelerimizin 2006 yılına ilişkin bilimsel yayın performanslarını yayınladı. Benim de mezun olduğum İstanbul Üniversitesi'nin değerli yetkilileri kendi bilimsel yayın performanslarını Yine Birinci Sıradayız başlığı ile duyurdu. Birincilik en çok yayın yapan üniversiteler sıralamasında. Haklılar ancak öğretim görevlisi başına düşen bilimsel yayın sayısı sıralaması daha önemli. İstanbul Üniversitesinin bilimsel çalışkanlığını akademik kadrosunun büyüklüğünden ziyade, akademik kadrosunun bilimsel yayın yapma çabasının büyüklüğü belirlemeli. Bunun için de en uygun ölçüt YÖK'ün Öğretim Üyesi Başına Düşen Yayın Sayısına Göre Sıralamalar listesidir.

Bu listeye baktığımızda İstanbul Üniversitesi 34. sırada! İlk on ise şöyle:
  1. TOBB Ekonomi Ve Teknoloji Üniversitesi
  2. Işık Üniversitesi
  3. Başkent Üniversitesi
  4. Koç Üniversitesi
  5. Gebze Yüksek Teknoloji Üniversitesi
  6. Orta Doğu Teknik Üniversitesi
  7. İzmir Yüksek Teknoloji
  8. İnönü Üniversitesi
  9. Bilkent Üniversitesi
  10. Çankaya Üniversitesi
İlk iki üniversitenin; TOBB ve Işık'ın akademisyen sayısının azlığı bir üstünlük sağlamıştır desek bile Başkent için bu yorumu yapmak mümkün değil. İlk on üniversitenin ilk dördü özel üniversite ve ilk ondaki devlet üniversite sayısı da dörttür.

Boğaziçi Üniversitesi 12., İTÜ 22. VE Marmara Üniversitesi 41. sırada yer alıyor. Şaşırtıcı bir sonuçta 264 öğretim üyesiyle Mimar Sinan Üniversitesi'nin sadece 1 yayın ile 75. sırada yer alması. Belki bu durum YÖK'ün sadece SCI+SSCI+AHCI indekslerinde yer alan yayınları saymasıyla alakalıdır. Ayrıca Galatasaray Üniversitesi 108 akademisyeni ile 2006'da sadece 14 makale yazmış.



Bilimsel/Akademik Makalelere Ücretsiz/Sınırlı Erişim Hakkı Veren Siteler

İnternet üzerinden Türkçe akademik makalelere sistemetik ve tek elden ulaşmak şimdilik zor gibi görünüyor. Türkçe makaleler bireysel inisiyatifle yada üniversitelerin kendi sitelerinde sınırlı ölçüde yayınlanıyor. Özellikle batı menşeli makalelerde ise bu durum biraz farklı. Hemen hemen bütün makalelere internet üzerinden ulaşabiliyorsunuz. Ancak onlarda paralı ve üyelik istiyor. Üniversitelerin kütüphanelerinden bu sitelere ulaşmak mümkün.

Lakin başka yollarda var: Bu yollardan birisi de ücretsiz yada sınırlı koşullarla makaleleri yayınlayan sitelerden faydalanmak. Bu sitelerden sadece ikisini vereceğim. Birincisi 10 milyon makale topladım diyor. Diğeri ise daha işlevsel; makalelere ücretsiz yada sınırlı erişim hakkı veren çok sayıda akademik yayın sitesinin ulaşım adreslerini ve makalelere erişim koşullarını listeliyor. Ben çok faydalanıyorum. İnşallah sizlerin de işine yarar.


Üniversitelerimizdeki Eğitim Kalitesi

Şangai Jiao Tong Üniversitesi dünya genelinde üniversiteleri akademik performanslarına göre mukayeseli olarak sıralamış. İlk yirmi üniversitenin 17'sii Amerikan, ikisi İngiliz biri de Japon üniversitesi.

Haberi okuyunca listeyi aradım buldum. Biraz inceledim: 500 üniversitenin 3'te biri (167 adet) Amerikan üniversitesi. Toplam 33 ülkeden (Çin'in Tayvan ve Hong Kong'daki üniversiteleri ile 35 ülke) üniverisite var. Listede Mısır, Şili, Hindistan Polonya gibi ülkelerin de üniversiteleri var. Ancak Türkiye'den bir tane bile üniversite yok.

Şangai Jiao Tong kimdir, üniversitelerin performans ölçümündeki yetkinliği (İnceleme ölçütlerine bakıldığında nobel ödülü alan akademisyen sayısı, akademik yayın sayısı, tam zamanlı çalışan akademisyen sayısı gibi ölçütler kullanmışlar.) nedir bilemiyorum. Ancak AB'nin de eğitim kalitesi ile ilgili raporunda da üniversitelerimizin Angola üniversitelerinin kalitesini yakalayamadığı belirtiliyordu. En azından iki rapor birbiri teyit eder durumda.

Bizim üniversitelerimiz neden bu durumda? Neden listede Mısır ve Şili üniversiteleri varken bizim üniversitelerimiz yok? Gerçi bu soru eğitim ile alakalı ama verilebilecek cevapların çok azı eğitim ile alakalı. Örneğin şöyle söyleyeyim YÖK Başkanın açıklamalarını ve gündemlerini, Rektörlerimizin gündemlerini ve eğitim ile sorumlu Hükümet görevlilerinin açıklamalarını ve gündemlerinin son 10 yıllık seyrini bir düşünün.Yök Başkanları son 10 yılda meclis dışı muhalefet yada zinde silahsız kuvvetlerinin yöneticileri gibi hareket ediyor. Hepsi birer siyasetçi sorumluğu taşıyor, vakit buldukça da üniversitelerin idari işleriyle ilgileniyorlar. Azı müstesna Rektörlerimiz de bu silahsız kuvvetlerimizin birer neferi. Savaşmaktan vakit bulabilirlerse üniversiteler ve eğitim ile ilgilenebiliyor. Hükümetler de onları aratmıyor. Olan üniversitelerin gerçekten değerli hocalarına ve öğrencilerine oluyor. Okullardan birkaç yılda birkaç kitap okumuş ve basit bir iki yöntemi öğrenmiş gençler mezun oluyor.

Bu kimin umrunda. Her zaman kendi içinden çıkan hainlerden kurtarılmayı bekleyen bir ülke, Türkiye var! 1000 yıl da olsa kurtarılacak bir ülkemiz var. Varsın üniversiteler de kapak olmasın!




İngilizce'den Türkçe'ye Anında Tercüme

İngilizce metinleri anında Türkçe'ye çeviren eskiden Çevirmen isminde bir program vardı. Pek başarılı değildi ancak yine de kullandığımız olurdu. Ancak bir süredir ağ üzerinde anında İngilizce metinleri Türkçe'ye çeviren bir siteden faydalanıyorum. Sorunsuz olmasa da Çevirmen'e göre çok başarılı bir tercümeler yapabiliyor. Akademik metinler üzerinde başarılı sonuçlar alınabiliyor. Tek sıkıntı bir seferde iki üç paragraftan fazlasını tercüme edememesi. Ancak bu da çok sorun olmuyor. Sitenin ismi hemencevir.com Aslında site ağ üzerindekli ilgilizce sayfaları aynen google da olduğu gibi anında sayfa üzerinde çevirebilmese çok daha kullanışlı olacak. Yine de çok güzel bir hizmet. İngilizce metinleri okuyup anlamanızda yardımcı olacaktır.


Avrupa Gençlik Portalı

 Avrupa Birliği'nin birçok sosyal konu da olduğu gibi arzuladığı avrupa gençliği modeline kılavuzluk edeceği temenni ettiği resmi bir inter sitesi var. Avrupa Gençlik Portalı olarak adlandırılan site özellikle üniversite gençliği üzerine odaklanmış.

Portalda çalışma ve staj imkanları, burslar ve au pair gibi üniversite gençliğinin sıkça ihtiyaç duyduğu ve araştırdığı konular hakkında bilgi var. 20 resmi dilde yayınlanan sitenin hedef kitlesi 15-25 yaş arası gençleri kapsıyor yüksek lisans, mesleki eğitim, yaz kursları ve kampları gibi etkinlikler hakkında da detaylar bulunduruyor.




Lisansüstü Eğitim Başvuruları için Niyet Yazısı/Mektubu

 Lisans eğitimi sonrası yüksek lisans yada doktora eğitimleri için üniversiteler başvuran öğrencilerden sınava ilişkin ve idari nitelikli bazı evraklar isterler. Bir de bunların dışında niyet yazısı yada niyet mektubu diyebileceğimiz bir amaç birdirgesi isterler. Biraz mübağlalı da olsa özünde amaç beyanına dayanır.

Tabi kendini pek resmi makamlara ifade etmek mecburiyetinde kalmamış öğrenci arkadaşlar bu niyet yazılarını nasıl yazacağını bilemez. Yazar, üstünü çizer, tekrar yazar tekrar çizer.

Bu durum yurtdışında da buna benzer olacak ki birileri bu amaç bildirgelerinin nasıl hazırlanabileceğine dair bir site hazırlamışlar. Öğrenci kendine göre özelleştirip, niyet mektubunun inceliklerini öğrenebiliyor.

Ben, kişiselleştirilmiş bile olsa bir şablondan çıkan ve amaç bildirisi niteliği taşıyan yazıların etkili olabileceğini hiç zannetmiyorum. Ama konu hakkında teknik bilgi almak için incelenebilir. Keşke insanımıza kendilerini ifade edebileceği bol bol fırsat verilse.




Elektronik Tez Veritabanları ve Elektronik Tez Tarama Adresleri

Yurtdışında bazı üniversiteler doktora ve, yüksek lisans tezlerini, araştırma raporlarını elektronik ortamda yayınlıyorlar. Bu basılı akademik yayınlarını ETD olarak ifade ettikleri bir sistem altında katalogluyorlar. Ben bu kaynaklardan kendi tez ve araştırmam için çok faydalandım.

Konuya ilişkin Türkiye'de de çalışmalar var. Şu an hangi aşamada bir bilgim yok. Ancak ülkemizde de elektronik ortamda tezlere ulaşılaşılabilse çok iyi olurdu. Bugün kütüphanelerimizden matbu tezlerden ancak sınırlı yada belirli sayfalara ulaşabilecek, suret alabilecek şekilde faydalanabiliyoruz. Bu durum, ya öğrenciler için büyük sıkıntılara neden oluyor yada tezlerin niteliğini menfi yönde etkiliyor. Belki bu ketum ve el sıkılığın nedeni Türkiye'de yaşanan/yaşanması daha olası intihallerin önüne geçmek, kaynak gösterimdeki hassasiyetin istenen düzeyde olmamasıdır.

Her neyse, ben size hemen benim faydalandığım ETD adreslerini vereyim:

[ devamı..... ]


Sayfa :  1