<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<feed version="0.3" xmlns="http://purl.org/atom/ns#" xml:lang="en">
  <title>Fildişi Kuleden Ahkam</title>
  <tagline>İşletme Bilimleri hakkında &quot;ahkam keselim&quot; bölümü</tagline>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3</id>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr" /> 
  <copyright>Copyright (c) http://www.1bilen.com/blogtr</copyright>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
<entry>
  <title><![CDATA[İmaj Markanın İnsanın Aklına Getidikleridir]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/305/maj-Markann-nsann-Aklna-Getidikleridir"/>
  <issued>2011-11-07T14:02:16+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/305</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p><img align="left" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_8FuKKF3hBQM/S8TqEpEW0-I/AAAAAAAAAAM/ZlvhR8acnXA/s320/tudy_brands.gif" complete="null" complete="null" />… Aslında imaj tüketicilerin şirketiniz ve ürününüz hakkında bildikleri veya bildiklerini düşündükleri her şeyin bir bileşimidir. Volvoların çok güvenli ama sıkıcı arabalar olduğu yönünde bir imaja sahibini. Crest diş macunu hakkındaki imajım benim ihtiyacım olan güvenilir ve etkili bir ürün olmasıdır. Bakkalımın çay torbaları almak için harika bir yer olduğu imajına sahibim ve kahve içmek için Starbucks'a gidiyorum. </p>
<p>Bu imajlar aklıma nasıl mı yerleşti? Bunların bir bölümünü Volvoların, Crest'in ve bakkalın bana yönlendirilmiş reklamları sayesinde edindim. Aynı zamanda, ürünleriyle ilgili deneyimlerim, ürünlerini kullanan insanlar hakkındaki izlenimlerini, şirketler hakkında okuduğum ve duyduğum şeyler ve onların rakipleri de bu imajların aklıma yerleşmesini sağladı. </p>
<p>Bakkalın sattığı kahvelerin berbat olduğunu düşünmenin bir nedeni de Starbucks'ın bunu bana öğretmiş olmasıdır. Beni, süper- markette satılanlardan daha iyi ve daha farklı şeyler beklemem konusunda eğitti. <strong><font color="#ff0000">Starbucks kahve pazarındaki diyalog kontrolünü eline geçirdi ve fiyat (yüksek), şekil (taneler), servis (profesyonel) ve çeşit (fazla) konularında arzu edilenleri tanımladı. Reklamları, dükkânları, neşeli ama profesyonel genç çalışanları, cappuccinoları, koyu ahşap tezgâhları ve taze kavrulmuş servis sistemleri yoluyla, bana iyi kahvenin vakumla sıkıştırılmış kutularda gelmediğini öğretti.</font></strong> Sadece kendisi ve ürünleri için değil, kahve satışı işindeki diğer herkes için de bir imaj yarattı. Starbucks standartları belirledi ve kahve içmeyi, yalnız kendinin çok iyi hazırlanmış bir şekilde sunacağı bir deneyim olarak yeniden tanımladı. ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/305/maj-Markann-nsann-Aklna-Getidikleridir" title="İmaj Markanın İnsanın Aklına Getidikleridir"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Dönüşüm Projelerinde Cevabı Aranacak İlk Soru]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/304/Dnm-Projelerinde-Cevab-Aranacak-lk-Soru"/>
  <issued>2011-10-12T12:08:59+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/304</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p>Ahmet Şerif İzgören'e göre;</p>
<p>...yeniden yapılanma çalışmalarının daha başında farketmeniz gereken şey patronun, başkanın veya üst yönetimin aklında ne olduğudur. Aklında beş şeyden biri vardır:</p>
<p>1) Değişim falan istemiyordur, sistem tıkalı olmasına rağmen o çok memnundur, fakat etraftan baskı gelmektedir. "Yeniden Yapılanma" ile ilgili teklifinizi alacak, sonra da "Kardeşim bak Allah aşkına on sayfa rapor verdiler, şu kadar para istediler imansızlar! Bu işi biz kendimiz yaparız. Bunlar bizim işimizi bizim kadar bilmezler. Kızım bize beş adaçayı getirin!"</p>
<p>2)&nbsp;Patronun kafasında zaten yapmak istediği bir plan ve değiştirmek istediği adamlar vardır. O taşeron bir firma aramaktadır. Aklındakileri onlara dikte ettirir, istediği elemanları gönderdikten sonra eski tas, eski hamam çalışır. Amacı, "Ben işi zaten biliyorum size şw kadar para, aman sözümden çıkmayın"dır. En sevdiği atasözü "Maşa varken ateşi elle tutma"dır.</p>
<p>3)&nbsp;Gerçekten değişim ve gelişim istiyordur. Bunun için de dışarıdan üçüncü ve tarafsız bir gözün gerekliliği- nin farkındadır. Açıktır ve profesyonelliğinizi tartmak istiyordur.</p>
<p>4)&nbsp;Aklında bir şey yoktur. Bir alt kademesinden biri "Sayın genel müdürüm, binleri bi şey yapiyorlarmış yöneticilikle ilgili bi şey, bi görüş, sen de onlara bi şey dersin." demiştir. O da görüşür ve size öğretir; (Ben gerçekten şu konuşmayı dinledim.) "Gardeşim, insan kaynakları tabii çok önemli. insan kendi kaynağını bilmiyorsa çingendir. Zaten kaynağı belli olmayanın..." Bu bir sendikaymış, parayı koyacak yer bularrworlarmış, yöneticiler zaten onun gibi işi biliyorlarmış, insan olarak kaynakları bu yöneticilerin iyi yerlerden geliyormuş ama çalışanların bi adam edilmesi gerekiyormuş. Bizim ünümüzü duymuşlar (insan kaynağının adam edilmesi konusunda) şunları bir adam e ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/304/Dnm-Projelerinde-Cevab-Aranacak-lk-Soru" title="Dönüşüm Projelerinde Cevabı Aranacak İlk Soru"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Avuç İçinde Dünyaya Doğru]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/303/Avu-inde-Dnyaya-Doru"/>
  <issued>2011-10-10T10:27:43+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/303</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p align="center"><img width="605" height="200" style="WIDTH: 472px; HEIGHT: 148px" alt="" src="http://futuristlerzirvesi.com/2011/tr/images/fut-1-B.jpg" complete="null" complete="null" /></p>
<p align="left"><br />Gelecek, değişiklikleri nasıl ele alacağımız, fikirlerimiz, çözüm önerilerimiz, uzgörülerimiz dünyanın takip ettiği iki "Gelecek Yorumcusu" Jerome C. Glenn ve Ramez Naam ile Fütüristler Zirvesi'nde tartışıldı. <br />&nbsp;<br />Marketing Türkiye ve Fütüristler Derneği işbirliğiyle düzenlenen "Fütüristler Zirvesi 2011", 21 Eylül'de Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda Vodafone Ana Sponsorluğu ve Unilever'in Resmi Sponsorluğu ile gerçekleşti.</p>
<p align="left">Zirvenin önemli konuşmacılarından, bilgisayar uzmanı ve girişimci "More than Human" adlı kitabın yazarı, H.G. Wells Ödülü" sahibi ve profesyonel teknolojist Ramez Naam, 2023 yılında insan genomunun son çıktısının alınabileceğini belirterek, "Belki ilk tasarım ürünü bebekleri tasarlayabileceğiz" dedi. Önümüzdeki yüzyılda, öncelikli olarak;<br />•&nbsp;insan geninin egemenliğinin ve gelişmiş halinin görülmesi, <br />•&nbsp;ikinci olarak yaşlanma sürecinin sona ermesi [yavaşlaması] ve<br />•&nbsp; üçüncü olarak insan zihni ve makinelerin daha da gelişmesi,<br />olmak üzere üç ana dalga olacağını belirten Naam, evrimin bundan etkileneceğini ve daha da üst düzeye çıkacağını söyledi.</p>
<p align="left"><strong>İlk bebeği tasarlayacağız</strong></p>
<p align="left">&nbsp;"İnsan Genom Projesi" hakkında bilgi veren Naam, projeyle milyonlarca canlının genom haritasının çıkarılacağını ifade ederek şunları söyledi; "2023 yılına geldiğimiz zaman insan genomunun son çıktısını alabileceğiz. Belki ilk tasarım ürünü bebekleri tasarlayabileceğiz. İlk etapta milyonlarca dolar harcanacak ama bunun sonrasında yıl geçtikten sonra maliyet düşecek. Bebek açı ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/303/Avu-inde-Dnyaya-Doru" title="Avuç İçinde Dünyaya Doğru"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Temel Yetenek Nerede Gelişir?]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/302/Temel-Yetenek-Nerede-Geliir"/>
  <issued>2011-02-08T00:01:29+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/302</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p><img align="left" alt="" src="http://www.intelegant.org/wp-content/uploads/fayol-1.jpg" complete="null" complete="null" />Bir işletmenin rakiplerine karşı üstünlük sağlayan temel yetenekleri nerede, nasıl oluşur?&nbsp;Henri Fayol bu soruya kendine özgü hiyerarşi anlayışına uygun olarak&nbsp;"alt kademeki hizmetlilerin iş yeterlilik düzeyleri"&nbsp;şeklinde cevaplamaktadır. </p>
<p>Müşteiye sunulacak değerin üretildiği&nbsp;temel süreçlerdeki yetkinlik ve maharet, işletmenin temel yeteneğidir. Ve bu kaçınılmaz olarak örgütün tabanında yayılmıştır. Örgütün yönetim kademesinin niteliği temel yeteneğinin inkışafı için gerek şart olsa bile yeterli değildir. Fayol bunu çok güzel izah ediyor,&nbsp;yönetim kademeleriniz ve süreçleriniz çok iyi olsa bile, müşteri değeri üreten&nbsp;bir çıktı olarak üreten süreçler ve&nbsp;icracıların yeterliliği&nbsp;temel yeteneği belirler:</p>
<p><em>Her türlü işte alt kademedeki hizmetlilerin temel nitelikleri ne ise, işletmenin karakteristik iş yeterliliği de o demektir. Üst yönetimin temel yeterliliği ise yönetsel yeterlilikten ibarettir.</em></p>
<p><font size="2"><font color="#000099">Kaynak:</font> H. Fayol, "Genel ve Endüstriyel Yönetim", Ankara: Adres Yay., 2005, sf.10.</font></p>]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/302/Temel-Yetenek-Nerede-Geliir" title="Temel Yetenek Nerede Gelişir?"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Hz. Musaya Liderlik Dersi]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/301/Hz-Musaya-Liderlik-Dersi"/>
  <issued>2011-02-01T21:05:34+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/301</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p><img align="left" alt="" src="http://www.crystalinks.com/10commandtablets.gif" complete="null" complete="null" />Lider, en uç ifadeyle iş yapmaz; yapılan işe ayırdığı zaman ve enerji, bir ağacın yanında orta vasıflı bir dal hükmündedir dense mübalağ da&nbsp;olmaz. Liderin asıl yapması gereken örgütünün "On Emrini" belirlemek ve örgütün en ücra köşesine, en küçük hücresine kadar bu emrileri yaymaktır. Ağacın ana dalı, işi yapacak "yöneticiler bulmak ve onlara rehberlik (talimat vermek değil) yapmaktır." Lider, iş yaparken yöneticilerinin ve takipçilerinin hatalı seçim yapmasına müsade eder. Bir lider için örgütü ortak bir amaç etrafında&nbsp;toplamak&nbsp;ve örgüte sadakati sağlamak açısından, onlar adına her seferinde doğruyu seçen bir bilen ve tek bilen olma rolü, yanlış yaptıklarında düzeltici ve doğruyu gösteren olma rolünden daha üstün&nbsp;olmadığı gibi örgüt içinde&nbsp;sağlıksız bir iş yapma&nbsp;örüntüsü üretir: Her köşe ve hücrede doğrunun gösterilmesini bekleyen takipçiler ve liderin yapın dediklerinden oluşan işler; ortak iş zekasından&nbsp;mahrum, "tek bilenin" iş bilirliğine gebe yaratıcılık&nbsp;...</p>
<p>Bu konuda Mustafa Özel Hoca'dan bir menkıbe dinlemiştim. "Her işe koşan Hz. Musa''nın", görevinin "On Emir" olduğu hatırlatan kayınpederi ile&nbsp;olan sohbetinden bir alıntı. Tesadüf o ki, Taylor'ın Bilimsel Yönetim İlkeleri'nin Türkçe çevirisi okurken bu hikayeye tekrar&nbsp;rastgeldim. Sizlere anlatmasam olmazdı:<br /><br />Hz. Musa'ya, Yahudilerin Mısır'dan çıkışlarında kayınpederinin idari&nbsp; yetkinin devredilmesi ile öğüdü şu şekilde yer alır*:<br /><br />"<span style="FONT-STYLE: italic">Ve vaki oldu ki Musa ertesi gün kavme hükmetmek için oturdu ve kavm sabahtan akşama kadar Musa'nın etrafmda durmakta idi. Ve Musanın kaynatası kavm için onun yaptığı her şeyi görünce dedi:</span><br st ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/301/Hz-Musaya-Liderlik-Dersi" title="Hz. Musaya Liderlik Dersi"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Kapitalizmin Ruhundan Homo Economics'e Nasihatler]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/300/Kapitalizmin-Ruhundan-Homo-Economicse-Nasihatler"/>
  <issued>2011-01-21T17:55:56+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/300</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p>Benjamin Franklin 1748 yılında "Genç Tüccara Nasihat" başlıklı&nbsp;küçük bir mektup yazmıştır. Weber'in Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu isimli kitabında kapitalizmin ethos'una örnek olarak gösterdiği bu nasihatler bize&nbsp;kapitalist eylemin ahlaki dayanağını tarif eden değerleri de çok güzel özetlemekte:</p>
<p>"Şunu unutma; zaman paradır. Her gün çalışarak emeğinin karşılığı olarak on şilin kazanabilen ve yarım gün de gezinen veyahut odasında yan gelip keyfince yatabilen biri, kendi zevki için sadece altı pens harcarsa, şunu bile hesaplamalıdır: Bunların yanında beş silin daha harcamıştır. Ya da daha fazlasını sokağa atmıştır.</p>
<p>Şunu unutma; kredi paradır. Bir insan ödeme yapıldıktan sonra bile parasını bana teslim etse, faizi bana armağan etmelidir. Ya da o zamana kadar benim kullanabileceğim kadarını bana hediye etmiş olur. Bu insan iyi ve büyük bir krediye sahipse ve bunu güzel ve faydalı bir biçimde kullanıyorsa önemli bir miktara ulaşabilir.</p>
<p>Şunu unutma; para üretime güç veren verimliliği artıran yapıdadır. Para parayı üretir. Ondan elde edilen daha fazlasını ve daha fazlasını üretir. Beş şilin katlandığında altı şilin olur. Tekrar döndürülerek yedi şilin üç pens ve yüz pound olana kadar bu böylece devam eder. Elde sahip olunan para daha fazla olduğu sürece her dönmede daha fazla para üretir.</p>
<p>Böylece faiz her seferinde daha fazla yükselir. Ana domuzu öldüren bin nesili birden yok etmiş olur. Beş şilini öldüren onun üretebileceği her şeyi öldürür. Hatta bütün sterlin hesabını.</p>
<p>Şu atasözünü unutma, iyi bir ödeyici, herkesin cüzdanın efendisidir. Aldığını söz verilen zamanda ödemesiyle tanınan biri, arkadaşlarının o anda ihtiyacı olmayan parayı her zaman ödünç alabilir.</p>
<p>Bu bazen çok işe yarar. Çalışkanlık ve ölçülülüğün yanında, genç bir adamın b ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/300/Kapitalizmin-Ruhundan-Homo-Economicse-Nasihatler" title="Kapitalizmin Ruhundan Homo Economics'e Nasihatler"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Bir Müşteri İlişkileri Bankacılığı Projesi]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/297/Bir-Mteri-likileri-Bankacl-Projesi"/>
  <issued>2010-08-16T09:43:37+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/297</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p>Bir müşteri ilişkileri bankacılığı projesi olarak ClubFinans Doctors:</p>
<p>Çok sık seyahat ediyorlar, senede birkaç kez yurtdışına çıkıyorlar, iyi kazanıyorlar bunun yanı sıra yoğun çalışıyorlar, birikimlerini yatırım olarak değerlendirmeyi seçiyorlar, muayenehanelerini yenilerken veya uzmanlıklarını yaparken krediye ihtiyaç duyabiliyorlar, dergi abonelikleri var, yaklaşık 20 bin kadarı üst düzey gelire sahip...</p>
<p>Şüphesiz doktorlar bankaların müşterileri arasında en sevdiği meslek gruplarından biri. Gelir düzeylerinin ve hayat standartlarının çoğunlukla ortalamanın üzerinde olmasıyla<br />bankalarla pek sorun yaşamayan bu grubu, müşterisi haline getirmeyi planlayan Finansbank geçtiğimiz haftalarda ClubFinans Doctors projesi için start verdi. Doktorların tüketim alışkanlıklarını ve bankalarla ilişkisini yakından takip eden Finansbank'ın doktorlara Özel kulübü, kredi kartlarından başlayarak zamanla bu grubun bütün bankacılık ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanmış. Üstelik kulübe girmek için yalnızca doktor olmak yeterli. Profesörlerden asistanlara kadar hiçbir grubu açıkta bırakmayan Clublfinans Doctors, teklifleri oldukça detaylı planlanmış görüntüsüyle cazip bir seçenek olarak doktorların karşısına çıktı. Oldukça agresif bir giriş yaptıklarını Finansbank Perakende Bankacılık Pazarlama Koordinatörü Erkin Aydın da kabul ediyor. Proje ekibi üç yıl içinde hedeflediği 60 bin üyenin 30 binini projenin ilk yılının sonuna kadar kazanmış olacaklarını tahmin ediyor. Diğer meslek gruplarına özel projelerin sırada olup olmadığı alda gelen ilk soru oluyor elbette. Finansbank cephesi doktorlar dışına çıkmamakta ısrarlı. Her ne kadar projenin özel kalması cazibesini korumasına yardımcı olsa da bankanın doktorlar dışındaki müşterileri bir süre sonra 'öteki' olmaktan bir rahatsızlık duyabilir. Yine de da ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/297/Bir-Mteri-likileri-Bankacl-Projesi" title="Bir Müşteri İlişkileri Bankacılığı Projesi"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Tüketicinin İnsani (İrrasyonel) Davranışlarını Anlamak]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/294/Tketicinin-nsani-rrasyonel-Davranlarn-Anlamak"/>
  <issued>2010-06-16T09:20:28+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/294</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p>Tüketicinin kalbine açılan kapının kilidi, en yetenekli hırsızlan pes ettirecek cinsten. Bilgisayar uzmanlarının da yapabileceği fazla bir şey yok. <strong>Tüketici kararları çoğu kez rasyonel olmayan, değişken inanışlarla, karakter özellikleriyle hatta batıl inançlarla ilgili.</strong></p>
<p>Pazar araştırmaları, ABD'de ayın 13. gününe rastlayan her Cuma, toplam iş hacminde 800 ila 900 milyon dolar arası düşüş olduğunu gösteriyor. Kimileri şanssızlıkla özdeşleştirilen tarihlerden kaçarken, şans getireceğine inanılan sayılar için servet ödemeye hazır olanlar var. 2008'de Çinli bir işadamı, 888 sayılarını taşıyan bir plakayı sahibinden satın almak için 54.000 yuan ödemiş. Bu, ülkenin kişi basma milli gelirinin yedi katı! Çin pazarını iyi bilen Continental Havayolları "Haydi şanslısınız!" sloganıyla Beijing'e 888 dolarlık "özel fiyatlı" seferler düzenlemiş. Beijing Olimpiyatları'nın görkemli açılışının tarihi: 2008, Ağustos 8. akşam 8:00. Tayvan'da tüketicilerin yüzde 15 fazla ödeme pahasına 888 dolarlık radyo setini 777 dolarlık olana tercih ettikleri gözlenmiş. Batıl inançlar müşteri memnuniyetsizliğini de etkiliyor. Tayvanlılar üzerine yapılan bir araştırma, göstermesi gereken performansı tutturamayan pilav tencerelerinden kırmızı olanların daha fazla hayal kırıklığına yol açtığını göstermiş. Nedeni, kırmızının uğurlu renk olması.<br /></p>
<p><font color="#ff0000"><strong>"Karma" ekonomi</strong></font><br />Karma için üç açıklama var: Birincisi, ölümden sonra yeniden doğuşa, bu yaşamlardan herhangi birindeki davranışın bugünkü ya da gelecek yaşamda sonuç doğuracağına olan inanış. İkincisi, davranışların "iyi" ya da "kötü" olarak iki kategoride sınıflandırılması. Üçüncüsü, iyi davranışların ileride iyi sonuçlar vereceği düşüncesi. Psikologlara göre karma, kişilerin uzun donemde al ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/294/Tketicinin-nsani-rrasyonel-Davranlarn-Anlamak" title="Tüketicinin İnsani (İrrasyonel) Davranışlarını Anlamak"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Geleceğin Beyinleri ve Algı Dünyaları]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/292/Gelecein-Beyinleri-ve-Alg-Dnyalar"/>
  <issued>2010-06-13T09:47:05+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/292</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p class="MsoNormal" style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><img width="290" height="296" align="left" alt="" src="http://ecx.images-amazon.com/images/I/41li7oQqEIL._BO2,204,203,200_PIsitb-sticker-arrow-click,TopRight,35,-76_AA300_SH20_OU01_.jpg" complete="null" complete="null" />Bir şeyi hatırlamakta zorluk çektiğiniz zaman hemen Google'a bakmak için duyduğunuz o can sıkıcı ihtiyaç sizi hiç endişelendiriyor mu? Güzel bir kitap okumak ya da harika bir günün keyfini çıkartmak yerine neden sürekli e-postalarımızı, Twitter hesabınızı ya da en sevdiğiniz bloğu kontrol etmek istediğinizi hiç düşündünüz mü? Eğer cevabınız hayır ise, Nicholas Carr'ın "<strong>The Shallows: What the Internet Is Doing to Our Brains</strong>" (Sığlıklar: İnternet Beynimize Neler Yapıyor) adlı kitabını okuduktan sonra fikriniz değişecek. </p>
<p class="MsoNormal" style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"></p>
<p>Yazarın 2008 yılında The Atlantic'te yayımlanan makalesinin genişletilmiş bir versiyonu olan kitap, bu tür endişelerin haklılığını son derece ikna edici bir şekilde ortaya koyuyor. Yazar, devamlı olarak elektronik uyarıcılara maruz kalmanın, aslında beynimizin elektrik şebekesini değiştirdiğini ileri sürüyor. Bütün o bastan çıkartıcı linkler arasında seçim yapar, yanıp sönen reklamları değerlendirir ya da günlük Facebook dozumuzu alırken, aynı zamanda beynimizin olayları hatırlama ya da dikkatimizi, okuduğumuzu tam olarak anlayacak kadar uzun süre yoğunlaştırma yeteneğini de köreltiyoruz. Google'dan önceki hayatı yaşamamış -ya da şimdiden unutmuş- olanlarımız, diğer insanlara karşı aynı derecede ilgi ya da empati duymakta zorluk çekecek hale gelmiş bile olabilirler.</p>
<p class="MsoNormal" style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"></p>
<p>Bütün bunlar size teknoloji karşıtı bir kıyamet senaryosu gibi geliyorsa, Carr'a bir şans daha tanıyın. Çalışkan bir blogger, bir teknoloji uzmanı ve bir yaza ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/292/Gelecein-Beyinleri-ve-Alg-Dnyalar" title="Geleceğin Beyinleri ve Algı Dünyaları"/>
  <author>
    <name>nemesis</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=1</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Türkiye’de İşsizlik: Psikolojisi, Ölçümü ve Çözümü]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/281/Trkiyede-sizlik-Psikolojisi-lm-ve-zm"/>
  <issued>2009-02-12T16:57:47+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/281</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p>Gündemimizden neredeyse hiç eksik olmayan ve son zamanlarda kendini iyice hissettiren konulardan biri de işsizlik. Şubat ayında <a href="http://www.newsweekturkiye.com/" target="_blank">Newsweek</a>’te işsizlik üzerine okuduğum bir makaleyi sizinle paylaşmak istedim. Sektörlerin, kök nedenlerine göre işsizlik riskini ölçmek için geliştirilen Scorelogix iş güvenliği puanından bahsediyorlar:</p>
<p><strong>İşsizlik Size Ne Kadar Yakın Hesaplayın</strong></p>
<p>2009'da Türkiye'de ve dünyada giderek daha fazla insan "<a href="http://www.imdb.com/title/tt0319769/" target="_blank">güneşli pazartesilerin</a> senaryosuyla yüz yüze kalacak”. </p>
<p>Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) rakamlarına göre bu yıl dünyada 51 milyon kişinin işini kaybetmesi beklenirken, İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Direktörü ekonomist Seyfettin Gürsel, Türkiye'de işsiz sayısının 3 milyona ulaşacağını söylüyor. (2002'de 2,5 milyondu) Son günlerde çok sayıda bankanın piyasaya sürdüğü işsizlik sigortası ürünle ürünlerinde yaşanan talep patlaması da aslında bu zorlu durumu ve fazlasını ifade ediyor. İşini kaybetmesi muhtemel insanlardan çok daha fazlası işsiz kalma korkusuyla yaşıyor. Birkaç denklemde hangi sektörde kimlerin işsiz kalma riskinin yüksek olacağını, milyonlarca çalışanın ruh halini ve hayatta kalmak için neler yapılabileceğini aramak mümkün.</p>
<p>İşte bu denklemlerden biri. Bireysel kredi koruma ürünleri kapsamında değerlendirilen işsizlik sigortasını bankalar kanalıyla müşteriye ulaştıran ve bu alanda yüzde 95 pazar payına sahip olan Cardif in (BNP Paribas'm sigortacılık iştiraki) CEO'su Yılmaz Yıldız, 2008 Eylül ayında 10 bin olan ürün satışlarının Aralık ayında 50 bine yükseldiğini belirtiyor. "Özellikle son dönemde işsiz kalma kaygısıyla yapılan başvurularla müşteri sayım ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/281/Trkiyede-sizlik-Psikolojisi-lm-ve-zm" title="Türkiye’de İşsizlik: Psikolojisi, Ölçümü ve Çözümü"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Demokratikleştirilmesi Gereken Ticaret!]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/263/Demokratikletirilmesi-Gereken-Ticaret"/>
  <issued>2008-10-22T13:59:22+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/263</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p>Strateji yazınının önemli düşünürlerinden Prahalad, 21. yy.'ın en önemli gelişmelerinden birisinin ticaretin demokratikleşmesidir, demektedir. Ticaretin demokratikleşmesi, örgütlere yerel ve küresel ölçekte yeni stratejik fırsatlar sunmakta, ancak yeni meydan okumalar ile de karşı karşıya bırakmaktadır.</p>
<p>Prahalad ticaretin demokratikleşmesinin uzun süredir gözlerden saklı kaldığını, ama örgütler için 21. yy.'ın en önemli meydan okuması olduğunu belirtmektedir. Dikkat edilirse halihazırda dünya nüfusunun yüzde 80'i, diğer bir ifadeyle beş milyar insan ister yerel ister küresel olsun örgütlü iş dünyasının dışında kalmaktadır. Büyük işletmelerde çalışmazlar, büyük işletmelerden satın almazlar. Bununla birlikte birçok ülkedeki demokratik gelişmeler çok sayıda insanın küreselleşmenin faydalarından yararlanma isteğini körüklemektedir. Bu insanlar kesinlikle mikro-tüketicidirler, satın alma güçleri çok düşüktür. Bu da bu insanların neden iyi bir tüketici olmanın fırsatlarından yararlanamadığını, hedef kitle dışında kaldıklarını açıklamaktadır. </p>
<p>Kapitalist iktisadın günümüzde "iktisadiliğin dışında" kaldıkları için bugüne kadar pek ilgi göstermediği bu fakir kesime, sayısal büyüklüğü ve mikro-tüketimlerinin toplamda büyük pazarlar oluşturması nedeniyle ilgi duymaya başladığını görmekteyiz. Bu ilginin anahtar kavramı demokratikleşmedir. Demokratikleşme Batı tarzı üretimi ve tüketimi ima etmektedir. Ancak Prahalad'ın konuşmasında verdiği örnekler, Doğu merkezlidir. Özellikle Hindistan'ın mikro-tüketici/üretici tecrübeleri dikkat çekicidir.</p>
<p>Bu fakir mikro-tüketiciler aynı zamanda küresel pazarların dışında kalan mikro-üreticilerdir.<br />Çok küçük niceliklerde üretim yaparlar, ama çok yaygın alanlarda, çoğunlukla da köylerde ve ulaşılması zor olan yerel pazarlarda faaliyet gö ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/263/Demokratikletirilmesi-Gereken-Ticaret" title="Demokratikleştirilmesi Gereken Ticaret!"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Pazarlama Karması]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/261/Pazarlama-Karmas"/>
  <issued>2008-09-25T10:56:45+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/261</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p>Pazarlama karmasının en bilindik [kestirmeden]&nbsp;uygulamasına&nbsp;getirilen güzel bir eleştiri:</p>
<p align="center"><img alt="" src="http://www.1bilen.com/blogtr/files/metesahin_pazarkarma.jpg" /></p>]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/261/Pazarlama-Karmas" title="Pazarlama Karması"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Yüz'ün Anlattıkları]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/260/Yzn-Anlattklar"/>
  <issued>2008-08-27T07:55:25+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/260</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p>Nikolaas N. Oosterhof&nbsp;ve Alexander Todorov "<a href="http://www.princeton.edu/~atodorov/Publications/Todorov_PNAS2008.pdf" target="_blank">Yüz Değerlendirmenin İşlevsel Temeli</a>" isimli çok ilginç bir makale yazmışlar. Modern toplumlarda birbirlerini hiç tanımayan insanlar sürekli karşılaşmakta ve birbirleri hakkında çeşitli sosyal içerikli kararlar vermektedir. Yolda, lokantada, toplu ulaşım araçlarında, alışveriş merkezlerinde bu çevrim tekrar tekrar devam etmekte. </p>
<p align="center"><img src="http://www.1bilen.com/blogtr/files/metesahin_yuzharita.jpg" alt="" /></p>
<p>İşte bu iki araştırmacı insanların birbirlerini yüzlerine bakarak hızlı bir şekilde nasıl değerlendirdiklerini araştırmış. İki boyutlu duygusal görünümlerden uzak yüz biçimlerinden ve bunlara ilişkin verilmiş kararlara ilişkin istatistiklerden yola çıkarak bir boyutu güvenirlilik, bir boyutu tahakküm olmak üzere iki boyutlu bir "yüz değerlendirme karar haritaları" çıkarmışlar.</p>

<p>Genelleme yapmak için erken olduğunu söyleseler bile yüz biçimlerinin, insanlara ilişkin güvenirlik ve tahakküm boyutlarından yapılan değerlendirmeler ve bu değerlendirmeler neticesinde ortaya çıkan kararlar üzerinde etkili olduğunu söylemektedirler. Bilgisayar yardımıyla istatistiksel bir yüz topografyası bile hazırlamışlar. Siz de bir bakın bu yüzlere ve&nbsp;kararınızın bu harita ile örtüşüp örtüşmediğini bir ölçün.</p>
<p align="center"><img src="http://www.1bilen.com/blogtr/files/metesahin_yuzgrafik.jpg" alt="" /></p>]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/260/Yzn-Anlattklar" title="Yüz'ün Anlattıkları"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Tekleyen Ar-Ge Makinesi]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/255/Tekleyen-ArGe-Makinesi"/>
  <issued>2008-03-01T22:30:11+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/255</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[
Kendine bir çıkış arayan, sözde kurgu ama sayısız örnekleriyle günümüzün gerçek işletmelerini aratmayan HomeStar'ın kendi içine gömülmüş "başarı mimarları" hakkında Martha CRAUMER'in güzel bir makalesi var. Makale, biraz uzun ama geçmiş başarıların, insanlar kadar şirketler ile gelecekleri arasında nasıl bir duvar ördüğü çok güzel yansıtmış.
Kendimce makaleyi özetleyen cümle ve ifadeleri işaretledim; kalın ve altı çizili olarak yazdım. Makelenin tamamını okuyamayacak kadar meşgul ya da sıkılgan olan arkadaşlar için de bu iafadeleri aşağıya listeledim. <br /><br />Listenin devamında da makalenin türkçe çevirisi yer almaktadır; Kaynak: Yenilikçilik, Harvard Business Review, İstanbul: MESS Yay., 2003, sf:75-96.
<br /><br />
<ul>
<li>pazardaki değişimlerle temasını yitirmiş. </li>
<li>sektördeki neredeyse bütün büyük teknik ilerlemelerin başını çekmiş olan 27 yıllık şirket emektarı Charlie yeni, gösterişli ürünleri hor görmektedir.</li>
<li>HomeStar'ın son zamanlarda tökezlediğini teslim etmek zorundaydı.</li>
<li>Nasıl oluyor da bu ürünleri bu kadar çabuk çıkartabiliyorlar?</li>
<li>Evet ama, bunlar pek de öyle çığır açıcı nitelikte teknolojiler değil.</li>
<li>Ama Vanguard'ın tüketicinin nabzını yakaladığı anlaşılıyor.</li>
<li>Kaçırdık, çünkü yanlış şeylere odaklanıyoruz. </li>
<li>pazarın ne istediği konusundaki düşünceleriyle Ar-Ge'nin fiilen ürettikleri arasında bir kopukluk varsa, </li>
<li>ürünler birbirlerinin yerini alabilecek hale gelince de, sektöre egemen oyuncular fiyat rekabetine başlamışlar ve bu da kar marjlarının düşmesine neden olmuştu. </li>
<li>Müşterilerin yeni ürün satın almasını istiyorsa yeni ürün üretin.</li>
<li>alelacele yeni ürün üretilmesi HomeStar'ın başarısı bakımından hiç olmadığı kadar kritik bir önem kazanmıştı. </li>
<li>bu geleceğe ait bir şey. ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/255/Tekleyen-ArGe-Makinesi" title="Tekleyen Ar-Ge Makinesi"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Yeniliğin 7 Kaynağı]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/248/Yeniliin-7-Kayna"/>
  <issued>2007-12-25T17:25:24+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/248</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[Peter Drucker Yenilikçilik Disiplini isimli makalesinde yedi yenilik(çilik) kaynağı tanımlıyor. Bunların ilk dördü işletme/sektör içi unsurlardan son üçü ise işletme/sektör dışı unsurlardan oluşuyor:<br />
<ul>
<li>beklenmedik gelişmeler, </li>
<li>bağdaşmazlık durumları,</li>
<li>süreç ihtiyaçları, </li>
<li>sektör ve pazar değişiklikleri,</li>
<li>demografik değişiklikler, </li>
<li>algılama
değişiklikleri, </li>
<li>yeni bilgi.</li></ul>Drucker Yenilikçilik Disiplini makalesinin türkçesi aşağıdadır; Kaynak: Yenilikçilik, Harvard Business Review, İstanbul:MESS Yay.,  2003, sf:121-134.<br /><br />Günümüzde girişimci kişilikten bu kadar çok söz ediliyor olmasına rağmen, geride bıraktığımız 30 yıl içinde, birlikte çalıştığım girişimcilerin pek azı böyle bir kişiliğe sahipti. Oysa hiç girişimci olmamalarına rağmen, girişimci bir kişiliğe sahip birçok insan tanıdım: satıcılar, cerrahlar, gazeteciler, bilim insanları, hatta müzisyenler. Tanıştığım bütün başarılı girişimcilerin ortak yönü herhangi türden bir kişiliğe sahip olmaları değil, kendilerini sistemli olarak yeniliği uygulamaya adamış olmalarıydı.<br /><br />İster bir şirkette, ister kamu hizmeti veren bir kurumda ya da isterse tek bir kişinin evinin mutfağında başlattığı yeni bir girişimde olsun, yenilik girişimciliğin özgül bir işlevidir. Yenilik, girişimcinin yeni zenginlik üreten kaynaklar yaratmasının ya da mevcut kaynakların zenginlik yaratma potansiyelini artırmasının aracıdır.<br /><br />Günümüzde, girişimciliğin doğru tanımının ne olduğu konusunda epey bir kafa karışıklığı var. Bazı gözlemciler bu terimi her türlü küçük şirketi, bazıları da her türlü yeni şirketi ifade etmek üzere kullanıyorlar. Oysa, pratikte, yerleşik şirketlerin pek çoğu son derece başarılı girişimcilik örnekleri vermektedir. O halde, bu terim bir işle ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/248/Yeniliin-7-Kayna" title="Yeniliğin 7 Kaynağı"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Türkiye'nin İş Karnesi]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/247/Trkiyenin--Karnesi"/>
  <issued>2007-12-07T16:31:09+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/247</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p>Dünya Bankası ülkeleri (ekonomileri)&nbsp;10&nbsp;ayrı alanda mukayeseli olarak sıralamış. Bu mukayesede&nbsp;toplam 10 gösterge değeri&nbsp;kullanılmış. Tablo&nbsp;1'de ülkeler 2007 yılı için, sahip oldukları&nbsp;yerel ekonomide "iş yapma kolaylığına" göre&nbsp;sıralamıştır. </p>
<p>Türkiye iş yapma kolaylığına göre 57. sırada; ilk 10 ülke genelde&nbsp;Kuzey ülkelerinden oluşuyor. Güneyden ise Yeni Zelenda var. Asya'dan da Singapur ve Hong Kong (Çin) ilk 10 içinde. </p>
<p>Ortadoğu'dan S.Arabistan 23., Kuveyt 40. sırayla önümüzde yer alyır. Ticari ilişkilerimizin olmadığı, devlet olarak bile tanımadığımız Ermenistan 39. sırayla, iş dendiğinde belki en son aklımıza gelecek Moğolistan 52. sıra ile&nbsp;önümüzde yer alıyor. Biz de Kolombiya, Peru ve Panama gibi Latin ülkelerinin önündeyiz. </p>
<p>En başrılı olduğumuz alan hakların tescili ve sözleşmeye uygun çalışma. Ancak kayıtlı çalışan ve lisans anlaşmaları alanları ile 178 ülke içinde ilk 100 ülkeye giremiyoruz. </p>
<p><strong>Tablo 1: İş Yapma Kolaylığına Göre Ülke Sıralamaları</strong></p>
<p></p>
<p>
<table style="WIDTH: 373pt; BORDER-COLLAPSE: collapse" cellspacing="0" cellpadding="0" width="494" border="0" x:str=""><colgroup><col style="WIDTH: 68pt; mso-width-source: userset; mso-width-alt: 3291" width="90" /><col style="WIDTH: 29pt; mso-width-source: userset; mso-width-alt: 1389" width="38" /><col style="WIDTH: 26pt; mso-width-source: userset; mso-width-alt: 1243" width="34" /><col style="WIDTH: 26pt; mso-width-source: userset; mso-width-alt: 1280" width="35" /><col style="WIDTH: 31pt; mso-width-source: userset; mso-width-alt: 1499" width="41" /><col style="WIDTH: 28pt; mso-width-source: userset; mso-width-alt: 1353" width="37" /><col style="WIDTH: 23pt; mso-width-source: userset; mso-width-alt: 1133" width="31" /><col style="WIDTH: 27pt; mso-width-source: userset; mso-width-alt: 1316" width="36" /> ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/247/Trkiyenin--Karnesi" title="Türkiye'nin İş Karnesi"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Kestirmeden...]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/246/Kestirmeden"/>
  <issued>2007-12-02T16:47:10+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/246</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p>Tom Stack'ın&nbsp; Tembel Martı ( <a href="http://stackmatic.com/lazy_gull.html" target="_blank">Lazy Seagull</a> ) &nbsp;isimli tablosu gerçekten çok hoş. Yönetim derslerinde güçlü bir mecaz (metafor) olarak kullanılabilir: Kestirmeden kariyer yapmak, kestirmeden pazarlama yapmak,&nbsp;kestirmeden çözüm adamı olmak gibi...</p>
<p align="center"><img src="http://www.1bilen.com/blogtr/files/nemesis_tembelmarti.jpg" alt="" /></p>]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/246/Kestirmeden" title="Kestirmeden..."/>
  <author>
    <name>nemesis</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=1</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Altın Paraşüt Paradoksu]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/243/Altn-Parat-Paradoksu"/>
  <issued>2007-10-28T20:17:08+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/243</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p>Homedepot, eski CEO'suna <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=209068" target="_blank">210 Milyon USD'lik işten çıkarma tazminatı</a> ödemek ile karşı karşıya kalması "altın paraşüt" tartışmalarını yeniden gündemimize soktu. <a href="http://indexed.blogspot.com/2007/10/golden-parachutes-make-for-wild-rides.html" target="_blank">Hagy</a>'nin Altın paraşüte ilişkin grafik anlatımı aslında durumu oldukça iyi özetliyor. </p>
<p><img src="http://bp1.blogger.com/_FBXGhy-QmVw/RyZ1FjfrzcI/AAAAAAAABQU/2q0dLbRYAJ4/s320/card1128.JPG" alt="" /></p>
<p>Bugün altın paraşüt anlaşmaları dev firmaların CEO'larını&nbsp;daha büyük riskleri üstlenmelerini ve daha tehlikeli sularda yüzmelerini teşvik ediyor.</p>]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/243/Altn-Parat-Paradoksu" title="Altın Paraşüt Paradoksu"/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Geçen 10 Yılın En İyi 10 Hisse Senedi]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/242/Geen-10-Yln-En-yi-10-Hisse-Senedi"/>
  <issued>2007-10-18T23:46:02+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/242</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p >İMKB’de işlem gören hisse senetlerini geriye dönük olarak
incelediğimizde aylık ortalama getirilerine göre USD bazında en çok kazandıran
ilk 10 şirket aşağıdaki gibidir (Tablo 1). </p>

<p  >İlk iki şirket bankacılık sektöründe faaliyet gösteriyor. Üçüncü
sıradaki şirket ise perakende sektöründe yer alıyor. İlk on içindeki finans ve
sigorta sektöründe faaliyet gösteren tam 5 şirket var. Yani ilk onun yarısı
finans sektöründen, iki tanesi de perakende sektöründen. Teknoloji
şirketlerinden yada “yeni ekonominin” afacan şirketlerinden kimse yok.</p>
<p  ><br /></p>

<p  > <span style="font-weight: bold;">Tablo 1: Aylık USD Getirisine Göre En Çok Kazandıran İMKB 10 Şirketi</span><br /> </p>

<table width="400" cellspacing="0" cellpadding="0" border="1" class="MsoNormalTable" style="width: 323.8pt; margin-left: 3.5pt; border-collapse: collapse;">
 

<tbody>
<tr style="height: 10.5pt;">
  

<td width="40"  style="padding: 0cm 3.5pt; width: 32.8pt; height: 10.5pt;">
  

<p  ><b><span style="font-size: 8pt;">Hisse Senedi Kodu </span></b></p>
  </td>
  

<td width="80"  style="padding: 0cm 3.5pt; width: 84.2pt; height: 10.5pt;">
  

<p  ><span style="font-size: 8pt;">Şirket </span></p>
  </td>
  

<td width="50"  style="padding: 0cm 3.5pt; width: 45pt; height: 10.5pt;">
  

<p align="center"   style="text-align: center;"><span style="font-size: 8pt;">İşlem Görmeye Başladığı Tarih </span></p>
  </td>
  

<td width="28"  style="padding: 0cm 3.5pt; width: 36pt; height: 10.5pt;">
  

<p align="right"   style="text-align: right;"><span style="font-size: 8pt;">İşlem Gördüğü Ay sayısı </span></p>
  </td>
  

<td width="30"  style="padding: 0cm 3.5pt; width: 54.2pt; height: 10.5pt;">
  

<p align="right"   style="text-align: right;"><span style="font-size: 8pt;">06/2007 itibariyle Bileşik Getirisi USD </span></p>
  </td>
  

<td width="30"  style="padd ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/242/Geen-10-Yln-En-yi-10-Hisse-Senedi" title="Geçen 10 Yılın En İyi 10 Hisse Senedi"/>
  <author>
    <name>nemesis</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=1</url>
  </author>
</entry>
<entry>
  <title><![CDATA[Pazarlamanın Tanımları ]]></title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/234/Pazarlamann-Tanmlar"/>
  <issued>2007-09-05T08:56:48+00:00</issued>
  <modified>2011-12-15T14:05:38+00:00</modified>
  <id>tag:www.1bilen.com,2011-12-15:/archives/3/234</id>
  <content type="text/html" mode="escaped" xml:lang="en" xml:base="http://www.1bilen.com/blogtr">
  <![CDATA[<p>Bu sunumda sizlere bazı kurum ve akademisyenlerin pazarlama kavramına ilişkin yaptıkları tanımları vermek istedik:<br /></p>
<p></p>
<p><br />
<table cellspacing="0" cellpadding="4" width="100%" bgcolor="#ffff00" border="1">
<tbody>
<tr>
<td>
<p align="center"><span style="FONT-WEIGHT: bold; COLOR: rgb(102,0,0)"><font size="5"><font color="#000000">Pazarlama Tanımları<br /></font><br /></font></span></p>
<div align="center"><font size="6">
<hr style="WIDTH: 100%; HEIGHT: 2px" color="#000066" /></font></div>
<p align="center"><font size="4">‘Pazarlama, müşteri taleplerini karlı bir şekilde öngören, belirleyen ve tatmin eden bir yönetim sürecidir.’</font></p>
<p align="center"><br />&nbsp;<br /><font size="4">&nbsp;</font><font size="4"><em>İmtiyazlı Pazarlama Enstitüsü</em></font><br />&nbsp; <br /></p></td></tr></tbody></table><br /></p>
<p><br />
<table cellspacing="0" cellpadding="4" width="100%" bgcolor="#ffff00" border="1">
<tbody>
<tr>
<td>
<p align="center"><span style="FONT-WEIGHT: bold; COLOR: rgb(102,0,0)"><font size="4"><br /></font></span></p>
<div align="center"><font size="4">
<hr style="WIDTH: 100%; HEIGHT: 2px" color="#000066" /></font></div>
<p align="center"><font size="4">‘Pazarlama, müşteriler için değer yaratan, ulaştıran ve teslim eden, örgüt ve paydaşları için faydalı olacak şekilde müşteri ilişkilerini yöneten bir süreçler dizisi ve örgüt işlevidir.’</font></p>
<p align="center"><br />&nbsp;<br /><font size="4">&nbsp;</font><font size="4"><em>Amerikan Pazarlama Derneği</em></font><br />&nbsp; <br /></p></td></tr></tbody></table><br /></p>
<table cellspacing="0" cellpadding="4" width="100%" bgcolor="#ffff00" border="1">
<tbody>
<tr>
<td>
<p align="center"><span style="FONT-WEIGHT: bold; COLOR: rgb(102,0,0)"><font size="6"><br /></font></span></p>
<div align="center"><font size="4">
<hr style="WIDTH: 100%; HEIGHT: 2px" color="#000066" /></font></div>
<p align="ce ..]]>
  </content>
  <link rel="related" type="text/html" href="http://www.1bilen.com/blogtr/post/fildisikule/234/Pazarlamann-Tanmlar" title="Pazarlamanın Tanımları "/>
  <author>
    <name>metesahin</name>
    <url>http://www.1bilen.com/blogtr/profile.php?id=2</url>
  </author>
</entry>


</feed>
